21/09/2026 | Yazar: Kaos GL
TTB Halk Sağlığı Kolu, “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında LGBTİ+ ve HIV alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının hedef alınmasına tepki gösterdi.
Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Halk Sağlığı Kolu, “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında LGBTİ+ hak örgütlerinin yanı sıra HIV alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının da hedef alınmasına tepki gösterdi. Açıklamada, kuruluşların sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesi ve bazı yöneticilerinin tutuklanmasının halk sağlığı açısından kaygı verici olduğu belirtildi.
“Ailem Güvende mi? Ya Sağlığım?” başlıklı açıklamada, sürecin Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) ve Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) gibi bilimsel ve mesleki kuruluşların iletişim kanallarına kadar uzandığına dikkat çekildi.
“HIV açısından durum özellikle ciddi”
TTB Halk Sağlığı Kolu, HIV ile yaşayanlara yönelik damgalama ve ayrımcılığın test, erken tanı, tedaviye başlama ve tedaviyi sürdürmenin önündeki önemli toplumsal engeller arasında olduğunu vurguladı.
HIV alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının doğru ve bilimsel bilgi sağladığı, ücretsiz HIV testi ve danışmanlık hizmetlerine yönlendirme yaptığı, sağlık sistemine erişimi kolaylaştırdığı ve hak ihlalleri karşısında destek sunduğu belirtilen açıklamada, bu kuruluşların çalışmalarının engellenmesinin sağlık hizmetlerine erişimi de etkileyebileceği ifade edildi.
Açıklamada, UNAIDS ve Dünya Sağlık Örgütü’nün toplum ve hak temelli çalışmaların HIV testi, korunma, tedavi ve bakım hizmetlerine erişimi artırdığına ilişkin değerlendirmeleri de hatırlatıldı.
“Türkiye’nin kendi sağlık politikalarıyla da çelişiyor”
TTB Halk Sağlığı Kolu, uygulamaların Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı 2025-2030’da belirlenen hedeflerle de çeliştiğini belirtti. Programda insan haklarının gözetilmesi, HIV ile yaşayanların tanı, tedavi, bakım ve desteğe eşit erişiminin sağlanması ile damgalama ve ayrımcılığın azaltılmasının temel hedefler arasında bulunduğu hatırlatıldı.
Açıklamada şu sorular yöneltildi:
“HIV ile mücadelede en temel belirleyici bilimsel bilgiye ve sağlık hizmetlerine erişimi artırmak iken, neden bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarının iletişim kanallarına erişim engeli getirilmektedir?”
“Bilimsel bilgiye erişimin, sağlık hakkının ve yasal sivil toplum faaliyetlerinin ‘aileyi koruma’ gerekçesiyle sınırlandırılması, halk sağlığı açısından nasıl savunulabilir?”
TTB Halk Sağlığı Kolu, halk sağlığının “bilim, haklar, demokrasi, güven ortamı, damgalamayla mücadele ve toplum katılımı” ile mümkün olduğunu belirterek LGBTİ+ ve HIV alanında çalışan örgütlere yönelik baskı ve erişim engellerinin sona erdirilmesini istedi.
Açıklamada ayrıca, tutuklanan hak savunucularının durumlarının “hukukun temel ilkeleri, adil yargılanma ve ifade ve örgütlenme özgürlüğü çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi” çağrısı yapıldı.
Etiketler: insan hakları, nefret suçları, sağlık, sağlık hakkı, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
