05/11/2026 | Yazar: Kaos GL
COP31’de konuşmacılara “genel ahlak” şartı getirildi. Avukat Özlem Altıparmak, Spot Basın Kooperatifi’ne konuştu; düzenlemenin LGBTİ+ haklarına ilişkin ifadelerde belirsizlik yarattığını ve otosansüre yol açabileceğini söyledi.
Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı COP31 kapsamında, Yeşil Bölge’de (Green Zone) konuşma yapacak panelistlere imzalatılmak üzere hazırlanan beyan metninde “genel ahlak kuralları” şartı yer aldı.
Spot Basın Kooperatifi’nden Tuğçe Yılmaz’ın haberine göre, konuşmacılardan sunumlarının ve konuşmalarının “hukuka ve genel ahlak kurallarına” uygun olacağını taahhüt etmeleri isteniyor. Ancak metinde “genel ahlak” kavramının nasıl tanımlandığına ve hangi ölçütlere göre uygulanacağına ilişkin bir açıklama bulunmuyor.
Beyanda ayrımcılık, nefret söylemi, taciz ve şiddete teşvik gibi yasaklanan davranışlar sıralanırken cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılık gerekçeleri arasında açıkça sayılmıyor.
“LGBTİ+ haklarına ilişkin ifadelerin nasıl değerlendirileceği belirsiz”
Beyan metnini Spot Basın Kooperatifi’ne değerlendiren avukat Özlem Altıparmak, COP31’de konuşma yapmadan önce belgenin kendisine de iletildiğini belirtti.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) tarafından belirlenen davranış kurallarında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılığın açıkça yasaklandığını hatırlatan Altıparmak, COP31 için hazırlanan beyandaki farklılıklara dikkat çekti:
“Beyan, ayrımcılık nedenlerini sayarken cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğini açıkça belirtmiyor. Oysa UNFCCC’nin davranış kuralları bunları açıkça kapsıyor. Bunun yanında tanımsız ‘genel ahlâk’ koşulunun bulunması, toplumsal cinsiyet eşitliği ve LGBTİ+ haklarına ilişkin ifadelerin nasıl değerlendirileceği konusunda haklı bir belirsizlik yaratıyor. Metin bunları açıkça yasaklıyor diyemeyiz ancak keyfî yoruma karşı yeterli güvence içermiyor.”
“Konuşmacıları otosansüre yöneltebilir”
COP31 için hazırlanan beyanda, konuşmaların herhangi bir siyasi parti, kişi veya görüş lehine ya da aleyhine “propaganda” niteliği taşımaması da şart koşuluyor.
Beyana aykırılık hâlinde organizatörün konuşmayı durdurabileceği, konuşmacıyı oturumdan çıkarabileceği ve durumu yetkili makamlara bildirebileceği belirtiliyor.
Altıparmak, bu hükümlerin ifade özgürlüğü açısından risk taşıdığını söyledi:
“Daha önce katıldığım COP’larda böyle bir konuşmacı taahhütnamesi imzalatıldığını duymamıştım. Bir hukukçu ve sivil toplum temsilcisi olarak bu uygulamayı rahatsız edici buluyorum. ‘Genel ahlâk’ ve herhangi bir kişi veya görüş lehine ya da aleyhine ‘propaganda’ gibi belirsiz ifadeler üzerinden konuşmanın kesilebilmesi, hukuki belirlilik ve ölçülülük bakımından ciddi sorunlar taşıyor. Bu tür hükümler, meşru eleştirileri sınırlandırabilecek ve konuşmacıları otosansüre yöneltebilecek nitelikte.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
