05/11/2026 | Yazar: Kaos GL
Avrupa Birliği Komisyonu, 2026 Türkiye Raporu'nda LGBTİ+’lara yönelik gözaltı ve tutuklamalara, derneklerin hedef alınmasına, erişim engellerine ve hormon tedavisine erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekti
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, yıllık genişleme raporları kapsamında 2026 Türkiye Raporu'nu yayınladı. Raporda, Türkiye'deki insan hakları durumunun daha da kötüleştiği belirtilirken LGBTİ+’lara yönelik yargısal ve idari baskılar, 12 Eylül'de başlayan “Ailem Güvende” operasyonları, derneklere yönelik soruşturmalar ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleri ele alındı.
Komisyon, Türkiye'de gazetecilerin, avukatların, akademisyenlerin ve insan hakları savunucularının soruşturma, kovuşturma ve mahkumiyet kararlarıyla karşı karşıya kalmaya devam ettiğini belirtti.
Raporda LGBTİ+’lara ilişkin şu değerlendirmeye yer verildi:
“LGBTİ+’lar ve sivil toplum örgütleri de özellikle ‘müstehcenlik’ gerekçesiyle yargısal, kolluk ve dijital operasyonlarla hedef alındı. Bazı aktivistlerin suç örgütü üyeliğiyle suçlandığı bildirildi.”
“LGBTİ+’lara yönelik baskılar özellikle endişe verici”
Komisyon, Türkiye'de ayrımcılıkla mücadeleye ilişkin yasal ve kurumsal çerçevenin yetersiz olduğunu, LGBTİ+’ların ayrımcılık, nefret söylemi ve damgalanmayla karşılaşmaya devam ettiğini belirtti.
Raporda, “LGBTİ+ topluluğu üzerindeki artan baskılar özellikle endişe vericidir. LGBTİ+’ların haklarına yönelik yasal koruma yetersiz kalmaya devam etmektedir” ifadeleri kullanıldı.
Hükümet politikalarının ve kamusal söylemin LGBTİ+’lara yönelik olumsuz kalıp yargıları güçlendirdiği belirtilen raporda, hükümetin 2024-2028 Ailenin Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı'nın LGBTİ+’ları aileye ve toplumsal değerlere yönelik tehdit olarak sunan anlatılar içerdiği kaydedildi. Komisyon, kamu görevlilerinin açıklamalarının ve “Aile Yılı” politikalarının LGBTİ+’ların damgalanmasını ve toplumsal yaşamdan dışlanmasını artırdığına dikkat çekti.
“162 şüpheli, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem”
Raporda, Eylül 2026'da LGBTİ+’lara, aktivistlere, sivil toplum örgütlerine ve insan hakları savunucularına yönelik ülke çapında düzenlenen operasyonlara geniş yer ayrıldı.
Komisyon, operasyonlar kapsamında “müstehcenlik”, Dernekler Kanunu'na aykırılık, “fuhuş” ve uyuşturucuyla bağlantılı suçlamalarla çok sayıda soruşturma ve tutuklama gerçekleştirildiğini aktardı.
Komisyon, LGBTİ+ örgütlerinin mali kaynaklarının incelenmesine de dikkat çekti:
“Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK), LGBTİ+ hakları alanında faaliyet gösteren ve yurt dışından fon aldığı bildirilen çeşitli dernekleri incelediği aktarıldı.”
Raporda, söz konusu fon sağlayıcılar arasında AB üyesi ülkelerin, uluslararası sivil toplum kuruluşlarının ve bağımsız hibe kuruluşlarının bulunduğu belirtildi. Komisyon, herhangi bir suç faaliyeti iddiası bulunmamasına rağmen LGBTİ+ örgütlerinin faaliyetlerinin ve yurt dışı fonlarının incelemeye alınmasının, meşru sivil toplum faaliyetleri ve finansmana erişim üzerinde caydırıcı etki yaratabileceği uyarısında bulundu.
“LGBTİ+ örgütlerine ait 100'den fazla hesap ve bağlantı engellendi”
Raporda, LGBTİ+ örgütlerine ve hak savunucularına yönelik erişim engelleri de ele alındı.
Komisyon, Haziran-Eylül 2026 döneminde LGBTİ+, feminist ve insan hakları örgütleriyle aktivistlere ait veya onlarla bağlantılı 100'den fazla sosyal medya hesabına ve internet adresine erişimin engellendiğini belirtti.
Raporda şu ifadeler kullanıldı:
“Haziran ve Eylül 2026 arasında LGBTİ+, feminist ve insan hakları örgütleri ile aktivistlere ait veya bunlarla bağlantılı 100'den fazla sosyal medya hesabına ve internet adresine erişim engellendi. Bu durum, insan hakları savunucuları ile LGBTİ+’ların ifade ve savunuculuk faaliyetleri için çevrimiçi alanı daha da daralttı.”
Raporda ayrıca 2026 İstanbul Onur Yürüyüşü'nün resmî olarak yasaklandığı, LGBTİ+’ların toplantı ve gösteri özgürlüğünün daha da kısıtlandığı belirtildi.
Genç LGBTİ+ Derneği'nin kapatılması da raporda
AB Komisyonu, İzmir'de faaliyet gösteren Genç LGBTİ+ Derneği'nin Aralık 2025'te sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “müstehcenlik” iddiasıyla kapatılmasına da yer verdi. Raporda, kapatma kararına ilişkin yargılamanın istinaf aşamasında olduğu belirtildi.
Komisyon, kadın hakları, LGBTİ+ hakları, çevre, hayvan hakları ve insan hakları alanlarında çalışan sivil toplum örgütlerinin sistematik idari baskılar ve yargısal süreçlerle karşı karşıya kaldığını kaydetti.
Transların hormon tedavisine erişimindeki engeller rapora girdi
Raporda, transların cinsiyet uyum süreçlerinde sağlık hizmetlerine erişimde karşılaştığı engeller de ele alındı. Komisyon, transların cinsiyet uyumuna yönelik sağlık hizmetlerine erişimde sorunlar yaşamaya devam ettiğini belirterek hormon tedavisi gören kişilerin elektronik reçete sisteminde karşılaştığı engelleri hatırlattı.
Raporda, “Translar, cinsiyet uyumuna yönelik sağlık hizmetlerine erişimde engellerle karşılaşmaya devam ediyor” denilirken trans mültecilerin karmaşık prosedürler nedeniyle tedavi ve ilaçlara erişemediği de aktarıldı.
Komisyon ayrıca yargı paketlerinden çıkarılan LGBTİ+ karşıtı düzenleme girişiminin endişe kaynağı olmaya devam ettiğini vurguladı.
AB Komisyonu: LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılıkla mücadele edilmeli
AB Komisyonu, Türkiye'ye yönelik geçen yılki tavsiyelerinin uygulanmadığını belirterek bu tavsiyelerin geçerliliğini koruduğunu açıkladı.
Komisyon, Türkiye'ye kadın haklarını ve toplumsal cinsiyet eşitliğini etkili biçimde koruyacak, LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılık dahil her türlü ayrımcılıkla mücadele edecek yasal düzenlemeleri ve uygulamaları güçlendirme çağrısında bulundu.
Raporda ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının öncelikli olarak uygulanması, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması ve insan hakları savunucularına yönelik baskıların sona erdirilmesi gerektiği belirtildi.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, siyaset, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
