21/09/2026 | Yazar: Kaos GL

Türkiye İşçi Partisi LGBTİ+ Bürosu, LGBTİ+ derneklerini ve aktivistleri hedef alan “Ailem Güvende” operasyonuna karşı basın açıklaması yaptı.

TİP LGBTİ+ Bürosu: "40 yıldır süren LGBTİ+ mücadelesini kriminalize edemez, görünürlüğümüzü suç sayamazsınız” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Türkiye İşçi Partisi (TİP) LGBTİ+ Bürosu, LGBTİ+ derneklerini ve aktivistleri hedef alan “Ailem Güvende” operasyonuna karşı basın açıklaması yaptı; açıklamada, "40 yıldır süren LGBTİ+ mücadelesini kriminalize edemez, görünürlüğümüzü suç sayamazsınız” ifadeleri kullanılarak hukuksuzluklara karşı örgütlü mücadele çağrısı yinelendi.

TİP LGBTİ+ Bürosu, açıklamasında Adalet Bakanlığı’nın operasyonların ardından 81 ile gönderdiği “Ailenin, Gençlerin ve Toplumun Genel Ahlaka Aykırı ve Olumsuz Etkileyen İçerik ve Oluşumlardan Korunması” başlıklı genelgeye tepki gösterdi; iktidarın bu talimatına karşı tüm hak savunucularını direnişe çağırdı:

"İktidar, tam da faşizmin yıl dönümünde, 12 Eylül gecesi LGBTI+'lara yönelik düzenlediği gece yarısı operasyon ve ev baskınlarıyla yeni bir sivil darbe sürecini başlattı. Kapıların kırıldığı, derneklerin basıldığı ve gözaltıların yaşandığı bu karanlık geceyle birlikte iktidar, toplumsal muhalefete yönelik saldırılarını artan şiddetle devam ettireceğinin fiili olarak işaretini vermiş oldu. Komedyen, sanatçı, gazeteci, maden işçisi, belediyesi, demokratik kitle örgütleri... Şimdi de LGBTI+'ların insanca yaşama ve var olma mücadelesi yürüttüğü derneklere saldırıyor. Gözaltı ve tutuklamalarla başlatılan 12 Eylül süreci hemen ardından tüm ülkeye yayılan bir genelge ile resmileştirildi. Adalet Bakanlığı, operasyonların peşinden 81 ile gönderdiği 'Ailenin, Gençlerin ve Toplumun Genel Ahlaka Aykırı ve Olumsuz Etkileyen İçerik ve Oluşumlardan Korunması' başlıklı yazıyla cinsiyetsizleştirmeyi teşvik etmesi safsatasını öne sürerek savcılara soruşturma, hakimlere tutuklama, topluma ise ihbar etme görevini verdi.”

Gözaltına alınan ve tutuklanan LGBTİ+ hak savunucularının cezaevinde maruz kaldığı ihlallere de dikkat çeken TİP, açıklamasını sürdürdü:

“Bu yaşananlar tarihi bir tesadüf değil. Tıpkı 1980'de olduğu gibi önce 12 Eylül gecesi yapılan operasyonlarla, ardından cübbelerle ve genelgelerle bu hukuksuzluğun fermanı yazılmakta. İktidar, 'aile tehlikede' yalanının arkasına sığınarak LGBTI+'ları hedef alıyor ve toplumsal muhalefetin tamamına yeni bir 12 Eylül faşizmini dayatıyor. Operasyon kisvesi altında gözaltına alınan dernek yöneticilerine ve LGBTI+ mahpuslara uygulanan fiziksel işkenceler, zorla saç kesimleri ve Sincan Cezaevi'nde cinsel yönelim ile cinsiyet kimliklerinden dolayı mahpuslara reva görülen sistematik eziyet ise bu faşizmin en somut kanıtıdır. Çıplak arama dayatılmasından tecrit uygulamalarına, hayati ilaçlarının verilmemesinden temiz su ve hijyen malzemelerine erişimin gasp edilmesine kadar bu insanlık dışı muameleler, devletin insan onuruna açtığı savaşın cezaevi duvarları ardındaki yüzüdür.”

“Kimse teşvikle, özendirmeyle LGBTİ+ olmaz”

TİP, “aile tehlikede” iddiasıyla patriyarkanın suçlarının görünmez kılındığını söyledi; iktidarın suni bir düşman yarattığını vurguladı:

“Çocukları koruma bahanesinin arkasına saklanan iktidarın asıl yüzünü çok iyi biliyoruz. Sahte bir nefret çemberi ile halkı kandıramazlar. Çocukları ya da toplumu korumak için değil, bizzat işlediği suçları, yarattığı yıkımın üstünü örtmek için LGBTI+'ları şu anda hedef gösteriyorlar. Devlet eliyle sermayeye ucuz iş gücü olarak sunulan, bir öğün yemek çok görülen, eğitimsiz bırakılan, geleceksiz bırakılan MESEM çarklarında ölen çocukların kanı ellerindeyken bu iktidar çocukları koruduğunu asla iddia edemez. 'Aile tehlikede' yalanının arkasında sadece 2026'nın ilk 8 ayında 259 kadının katledildiği, bu cinayetlerin yüzde 73'ünün bizzat evlerinde, en yakınları tarafından olduğu gerçeğini kapatmak, örtmek istiyorlar. 'Aile tehlikede' yalanının arkasında, patriyarkanın suçları görünmez kılınsın, yoksulluk konuşulmasın diye topluma suni bir düşman yaratma arayışı var.”

“Kimse teşvikle, özendirmeyle LGBTI olmaz. Sizin nefret siyasetiniz, kendi sömürü ve suçlarınızı gizleme çabanızdan başka hiçbir şey değil. 'Aklımıza estiği gibi kanunu getiremedik ama yine de bunu bundan buna göre böyle olması gerektiğine, suç olduğuna karar verdik' gibi ülkeye yeni bir 12 Eylül rejimi kuramazsınız” ifadelerini kullanan TİP, dayanışmayı ve mücadeleyi büyütme çağrısı yaparak açıklamasını sonlandırdı:

“Devletin 20 yıldır her sene denetlediği; amaçları işsiz, aşsız, insanca bir yaşamdan mahrum bırakılan LGBTI+'lara destek ve dayanışma sağlayan dernekleri bir gecede suçlu ilan edemezsiniz. Bu topraklarda 40 yıldır süren LGBTI+ mücadelesi kriminalize edilemez. LGBTI+'ların görünürlüğünü ve örgütlenmesini suçlaştıramazsınız. LGBTI+ öznelerini ve örgütlenmesini hedef almanıza, insan onuruna karşı yürütülen bu operasyona karşı geçmişte nasıl darbelere karşı durduysak bugün de 81 ilde direneceğiz. Nefrete ve sömürüye karşı direnen kimseyi yalnız bırakmayacağız. Türkiye İşçi Partisi, TİP LGBTI Büro burada. Buradayız yoldaşlarımızla, arkadaşlarımızla, mücadele dostlarımızla birlikteyiz. Kimse yalnız değil, biz de yalnız değiliz. Bu karanlıkta direnişin ışığını arayan, omuz omuza olmaya bugün çok daha fazla ihtiyaç duyan LGBTI+'lar var. Bugün daha fazla örgütlenmeye, bir arada olmaya da ihtiyacımız var. Bu yüzden 'Hepimiz için hep birlikte direneliim' diyoruz. Türkiye İşçi Partisi safları başta olmak üzere herkesi örgütlü mücadeleye davet ediyoruz. Bu daha başlangıç, mücadeleye devam."

 


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, aile, siyaset, anayasa, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü
İstihdam