06/11/2026 | Yazar: Kaos GL

DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, COP31’de konuşmacılara getirilen “genel ahlak” şartını Bakan Murat Kurum’a sordu: “Kadınlara dair politikaları, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ve LGBTİ+ haklarını konu alan konuşmalar engellenebilecek mi?”

Özgül Saki, COP31’deki “genel ahlak” şartını Meclis gündemine taşıdı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) kapsamında konuşmacılara imzalatılması planlanan “COP31 Panelist ve Konuşmacı Beyanı”ndaki “genel ahlak” şartını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.

Saki, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, konuşmacıların sunum ve konuşmalarının “genel ahlak ilkelerine” uygun olmasının şart koşulduğunu, ancak bu ilkelerin hangi ölçütlere göre belirleneceğinin açıklanmadığını belirtti.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) davranış kurallarında böyle bir koşul bulunmadığına dikkat çeken Saki, COP31 için hazırlanan beyanda cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin ayrımcılık yasağı kapsamında açıkça sayılmamasını da gündeme getirdi.

“Genel ahlak, ifade özgürlüğü üzerinde denetim aracına dönüşebilir”

Saki, önergesinde sınırları belirlenmeyen “genel ahlak” kavramının ifade özgürlüğünü kısıtlamak amacıyla kullanılabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Hukuki sınırları çizilmemiş bir genel ahlak kavramı, egemen ahlak anlayışının ifade özgürlüğü üzerinde bir denetim aracına dönüşmesine yol açar. İktidarın uygulamalarından, genel ahlak kavramının kadınların bedenleri, cinsellik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve LGBTİ+ hakları gibi konularda sınırlayıcı bir işlevle kullanıldığı bilinmektedir.”

Saki, bu belirsizliğin iklim kriziyle toplumsal cinsiyet eşitsizliği, emek sömürüsü, yerinden edilme ve insan hakları ihlalleri arasındaki ilişkiyi ele alan konuşmaları da etkileyebileceğini vurguladı.

Önergede, konuşmacıların herhangi bir siyasi parti, kişi veya görüş lehine ya da aleyhine “propaganda” yapmasının da yasaklandığı, organizatöre konuşmayı durdurma ve konuşmacıyı oturumdan çıkarma yetkisi tanındığı hatırlatıldı.

Saki, bu düzenlemeye ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Uluslararası bir iklim zirvesinin ifade özgürlüğünü ve demokratik katılımı güvence altına alması gerekir. Bunun yerine sınırları belirsiz kavramlarla konuşmacılara önceden taahhüt imzalatılması, COP31'deki özgür tartışma ortamı konusunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.”

“LGBTİ+ haklarını konu alan konuşmalar engellenebilecek mi?”

Saki, Bakan Kurum’a yönelttiği sorularda özellikle cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin ayrımcılık yasağı kapsamında açıkça belirtilmemesinin gerekçesini sordu.

Önergede şu sorular yer aldı:

“Kadınlara dair politikaları, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ve LGBTİ+ haklarını konu alan konuşmalar genel ahlaka aykırı olduğu gerekçesiyle engellenebilecek veya sınırlandırılabilecek midir? Bakanlığınız bu tür müdahalelerin önüne geçmek için hangi güvenceleri sağlamayı planlamaktadır?”

Saki ayrıca şu soruyu yöneltti:

“Beyanda ayrımcılık yasağı kapsamında cinsiyet, ırk, etnik köken, dil, din, inanç, yaş, engellilik ve siyasi görüş sayılırken cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine açıkça yer verilmemesinin gerekçesi nedir? UNFCCC’nin etkinlikler için belirlediği davranış kurallarında açıkça korunan bu kategoriler Türkiye tarafından hazırlanan beyanda neden kapsam dışında bırakılmıştır?”

“İklim politikalarının eleştirilmesi propaganda sayılacak mı?”

Saki, sekiz maddelik soru önergesinde beyanın hangi kurum tarafından hazırlandığının ve UNFCCC Sekretaryası'na danışılıp danışılmadığının açıklanmasını da istedi.

“Genel ahlak” ilkelerini yorumlama ve ihlal tespit etme yetkisinin kimde olacağını soran Saki, hükümetin çevre politikalarının eleştirilmesinin “propaganda” yasağı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini de gündeme getirdi:

“İklim politikalarının, enerji yatırımlarının, fosil yakıt şirketlerinin faaliyetlerinin veya hükümetin çevre politikalarının eleştirilmesi bu kapsamda değerlendirilecek midir? Beyandaki ‘çevre koruma ve yeşil enerjiye geçiş hedeflerine aykırı içerik’ yasağı bu tür eleştirileri kapsamakta mıdır?”

Önergede, beyanın tüm konuşmacılar için zorunlu olup olmadığı, kaç kişiye iletildiği ve imzalamayı reddedenlerin etkinliklere katılımının engellenip engellenmeyeceği de soruldu.

Saki son olarak, beyana aykırılık durumunda bildirim yapılacak “yetkili makam”ın hangi kurum olduğunu, bu bildirimlerin idari veya adli işlemlere yol açıp açmayacağını ve konuşmacıların alınan kararlara karşı itiraz hakkının bulunup bulunmadığını sordu.

Saki, Bakanlığın beyanın UNFCCC davranış kurallarıyla uyumuna ilişkin hukuki bir değerlendirme yapıp yapmadığının ve metnin değiştirilmesi ya da geri çekilmesinin planlanıp planlanmadığının da açıklanmasını istedi.


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
İstihdam