04/11/2026 | Yazar: Kaos GL

TGEU, ESWA, NSWP ve SWAN, Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik operasyonlara ilişkin ortak açıklama yayınladı.

Uluslararası örgütlerden Türkiye’ye çağrı: “Trans seks işçilerinin hedef alınarak yargılanmasından endişe duyuyoruz” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Trans Europe and Central Asia (TGEU), Avrupa Seks İşçileri Hakları İttifakı (ESWA), Küresel Seks İşçiliği Projeleri Ağı (NSWP) ve Seks İşçileri Hakları Savunuculuk Ağı (SWAN), Türkiye’de 12 Eylül’de başlayan “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında LGBTİ+ hak savunucularına, trans kadınlara ve seks işçilerine yönelik gözaltı ve tutuklamalara ilişkin ortak açıklama yayınladı.

Örgütler, operasyonların LGBTİ+ sivil toplumunu hedef aldığını belirterek özellikle trans kadınların ve trans seks işçilerinin yaşadıklarının uluslararası kamuoyunun gündeminde yeterince yer bulmadığına dikkat çekti.

Açıklamada, “12 Eylül’den bu yana ‘Ailem Güvende’ operasyonu; baskınlar, gözaltılar, tutuklamalar ve uzayan tutukluluk süreçleriyle LGBTİ+ topluluklarına ve sivil topluma yönelik kapsamlı bir baskı dalgasına dönüştü” denildi.

Örgütler, trans kadınlara yönelik soruşturmalara ve gözaltında yaşanan hak ihlallerine ilişkin endişelerini şu sözlerle dile getirdi:

“Özellikle trans kadınların ve trans seks işçilerinin hedef alınarak yargılanmasından, gözaltında ciddi kötü muameleye ve insan onurunu zedeleyen koşullara maruz bırakıldıklarına ilişkin haberlerden büyük endişe duyuyoruz.”

Sivil toplum örgütlerine yönelik saldırılar kadar trans kadınların ve seks işçilerinin yaşadıklarının da görünür kılınması gerektiğini vurgulayan örgütler, “Bu kişilerin yaşadıklarının uluslararası tepkiler içinde göz ardı edilme riski bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“Trans kimlikleri ve ifade biçimleri tutuklanma gerekçesi olarak sunuldu”

Ortak açıklamada, 23 Ekim’de Ankara merkezli yedi ilde düzenlenen operasyonlarda 12’si trans kadın 45 kişinin gözaltına alındığı, 26 Ekim’de ise 10’u trans kadın 19 kişinin tutuklandığı hatırlatıldı.

Açıklamada, “Başka bir ifadeyle, transların kimlikleri ve kendilerini ifade etme biçimleri, tutuklanmaları ve yargılanmaları için gerekçe olarak sunuldu” ifadeleri kullanıldı.

Örgütler, 3 Kasım’da İzmir’de düzenlenen operasyonlara da değinerek “fuhşa teşvik, aracılık veya zorlama” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” iddialarıyla trans kadınların da aralarında bulunduğu 22 kişinin gözaltına alındığını aktardı.

Gözaltı koşulları sağlıksız ve kalabalık

Açıklamada, operasyonlar sırasında gözaltına alınan trans kadınların maruz bırakıldığı hak ihlallerine de yer verildi. Örgütler, gözaltı koşullarının kalabalık ve sağlıksız olduğunu, yeterli gıda, hijyen malzemesi, hukuki destek ve sağlık hizmetlerine erişimde sorunlar yaşandığını aktaran örgütler, bu uygulamaların uluslararası insan hakları standartlarına aykırı olduğuna dikkat çekti.

BM, Avrupa Konseyi ve AB’ye harekete geçme çağrısı

Dört örgüt, Türkiye’deki operasyonların uluslararası insan hakları mekanizmaları tarafından izlenmesini ve hak ihlallerine karşı somut adımlar atılmasını istedi.

Birleşmiş Milletler'in insan hakları savunucuları, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelinde şiddet ve ayrımcılık ile sağlık hakkı alanlarında görev yapan özel raportör ve uzmanlarına seslenen örgütler, Türkiye makamlarına acil bildirim gönderilmesini talep etti.

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri ve Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi'ne (CPT) de çağrıda bulunan örgütler, hapishanelerdeki koşulların, sağlık hizmetlerine erişimin ve kötü muamele iddialarının incelenmesini istedi.

Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi'nden Türkiye üzerindeki diplomatik baskıyı sürdürmelerini isteyen örgütler, trans kadınların ve seks işçilerinin uluslararası koruma ve dayanışma çalışmalarına doğrudan dahil edilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye'deki diplomatik temsilciliklere ise duruşmaları takip etme, hak savunucularının durumunu gündeme getirme ve risk altındaki kişilere acil koruma sağlama çağrısı yapıldı.

Örgütler ayrıca uluslararası fon sağlayıcılarından LGBTİ+ ve seks işçisi örgütlerine hukuki destek, sağlık hizmetleri ve acil ihtiyaçlar için doğrudan kaynak aktarılmasını talep etti.

Uluslararası toplum somut adımlar atmalı

Türkiye'nin COP31 öncesinde uluslararası gündemde olacağına dikkat çeken örgütler, bu sürecin LGBTİ+ haklarına yönelik ihlallerin gündeme getirilmesi için değerlendirilmesini istedi.

Ortak açıklamada şu çağrı yapıldı:

“Türkiye'deki LGBTİ+ topluluklarına ve hak savunucularına yönelik saldırıların sona erdirilmesi için uluslararası toplumun baskısını sürdürmesini, bu insan hakları ihlallerinin uluslararası denetime ve somut adımlara konu olmaya devam etmesini talep ediyoruz.”


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
İstihdam