15/09/2026 | Yazar: Kaos GL
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, LGBTİ+ derneklerini ve aktivistleri hedef alan “Ailem Güvende” operasyonunu Meclis gündemine taşıdı; Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, LGBTİ+ derneklerini ve aktivistleri hedef alan “Ailem Güvende” operasyonunu Meclis gündemine taşıdı; Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.
Karaca, sunduğu önergede 12 Eylül’de İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla bazı LGBTİ+ dernekleri, yayın organları ve internet sitelerine erişim engeli getirildiğini belirtti; 15 ilde LGBTİ+ dernekleri, işletmeler ve hak savunucularının adreslerine operasyonlar düzenlendiğini ifade etti.
Karaca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kaos GL Derneği’nin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin evlerine gece yarısı baskın düzenlendiğini, dernek ofisinde arama yapıldığını söyledi. Soruşturma evrakında “müstehcenlik” iddiasına dayanak gösterilen somut bir yayın ya da paylaşımın ise belirtilmediğini kaydetti.
Karaca, İstanbul’da SPoD ve HEVİ LGBTİ+ derneklerinin ofislerine polis eşliğinde girildiğini, Pozitif Yaşam Derneği ve Pozitif-İz Derneği’nin ofislerinin ise çilingirle açıldığını vurgulayarak çok sayıda kurucu, yönetici ve üyenin gözaltına alındığını belirtti.
Mersin’de Muamma LGBTİ+ ve Mersin 7 Renk LGBTİ+ Dayanışma Derneği’ne yönelik işlemler yapıldığını söyleyen Karaca; İzmir, Kuşadası ile İstanbul’un Beyoğlu ve Şişli ilçelerinde gece kulüpleri ve işletmelerin de bulunduğu adreslerde aramalar gerçekleştirildiğini ifade etti.
“Yasal olarak faaliyet gösteren derneklerin hedef alınması, çilingirlerle kapıların kırılarak arama yapılması ve kamuoyuna siyasi kılıflarla sunulan bu operasyonlar, örgütlenme özgürlüğü ve insan haklarına yönelik açık bir baskı politikasının ürünüdür" ifadelerini kullanan Karaca, söz konusu operasyonlarda en az 50 hak savunucusunun gözaltına alındığını veya ifadeye çağrıldığını belirterek bilgisayar, telefon, tablet ve bellek gibi dijital ekipmanlara el konulduğunu açıkladı.
"Ailenin korunması, LGBTİ+ düşmanlığının gerekçesi yapılabilir mi?" ifadelerini kullanan Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten şu sorulara yanıt vermesini istedi:
- "Bir LGBTİ derneğinin kapısına polis dayandığında, bir hak savunucusu gece evinden alındığında, bir dayanışma kanalına erişim engellendiğinde hangi aile güvenceye alınmış oluyor?
- Şiddet gördüğü evden çıkmaya çalışan hangi kadına barınabileceği bir yer sağlanıyor?
- 'Ailem Güvende' adını verdiğiniz operasyonun ardından kadınlar erkekler tarafından öldürülmeyecek mi?
- Şiddete maruz bırakılanlar, aile dağılmasın diye susmaya zorlanmayacak mı?
- Güvenlik iddiası, aile içinde yaşanan şiddet karşısında ne anlama gelmekte?
- Aileyi kendiliğinden güvenli ilan eden, tehlikeyi sürekli onun dışında arayan bir anlayış, evin içinde yardım bekleyenleri nasıl koruyacak? Ailenin korunması, LGBTİ düşmanlığının gerekçesi yapılabilir mi?
- Bir kişinin LGBTİ’lerin varlığından haberdar olması hangi gerekçeyle istismarla aynı anlatıya yerleştiriliyor? Bir insanın şiddet gördüğünde yalnız kalmaması için yürütülen çalışmanın kaynağını şüpheli gösterirken, o insanın ihtiyaç duyduğu desteği kim sağlayacak?
- Destek mekanizmalarını itibarsızlaştırmanın bedelini kim ödeyecek? Önlenmek istenen tam olarak nedir?
- Bir LGBTİ’nin komşusu, iş arkadaşı, öğrencisi veya çocuğu olarak kabul edilmesi mi? Şiddete uğramadan yaşayabilmesi mi? Hak talep etmesi mi? Bir kamu makamının görevi, toplumun bir kesiminin varlığının kabul görmesini engellemek olabilir mi?"
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, aile, siyaset, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, müstehcenlik, örgütlenme özgürlüğü
