17/09/2026 | Yazar: Kaos GL

12 Eylül’de erişim engelleriyle başlayan “Ailem Güvende” operasyonları, baskınlardan tutuklamalara, polis saldırılarından dijital sansüre uzandı. Yaşananları gün gün derledik.

12 Eylül’den bugüne “Ailem Güvende” operasyonlarının kronolojisi: 82 kişi tutuklandı! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: meltem ulusoy / csgorselarsiv.org

12 Eylül 2026’dan bu yana LGBTİ+’lar, LGBTİ+ örgütleri ve aktivistler, “Ailem Güvende” adı verilen operasyonlar kapsamında gözaltı, tutuklama, dernek baskınları ve dijital erişim engelleriyle karşı karşıya kaldı.

Operasyonların hedef aldığı dernekler arasında yedi LGBTİ+ hakları örgütü ile HIV’le yaşayan kişilerle çalışan iki örgüt bulunuyor. 17 Eylül itibarıyla 116 kişi gözaltına alındı; gözaltına alınanların 44’ü LGBTİ+ hak savunucusu. 82 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında 25 LGBTİ+ aktivisti veya LGBTİ+ dernekleriyle bağlantılı kişi bulunuyor.

Operasyonlara karşı İstanbul, Ankara ve İzmir’de düzenlenen eylemlere de polis saldırdı. Üç kentteki protestolarda yüzlerce kişi gözaltına alındı.

Peki 12 Eylül’den bu yana neler yaşandı?

12 EYLÜL: İLK ERİŞİM ENGELLERİ GELDİ

Operasyon dalgası, LGBTİ+ örgütleri ve aktivistlerin sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engelleriyle başladı.

12 Eylül’de LGBTİ+ örgütlerinin, aktivistlerin ve LGBTİ+ yayınlarının sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmeye başlandı. Sonraki günlerde erişim engelleri gazetecilere, insan hakları örgütlerine ve operasyonlara ilişkin bilgi paylaşan ya da LGBTİ+’larla dayanışma gösteren kişilerin hesaplarına kadar genişledi.

Operasyonların ilerleyen günlerinde Kaos GL, Pembe Hayat, SPoD ve 17 Mayıs’ın da aralarında bulunduğu LGBTİ+ örgütlerinin internet siteleri ile çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Kaos GL Derneği’nin internet sitesi de erişime engellendi. KaosGL.org’un Haziran 2025’ten beri erişime engelli olması nedeniyle haber yayınlarının sürdürüldüğü KaosGL1.org da engellendi. Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın X hesabının ardından açtığı yeni hesap da erişime engellendi.

12 EYLÜL’Ü 13 EYLÜL’E BAĞLAYAN GECE: DERNEKLERE, EVLERE VE MEKANLARA EŞZAMANLI OPERASYONLAR

Ankara, İstanbul, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda çok sayıda kentte eşzamanlı ev ve dernek baskınları düzenlendi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonların beş il merkezli toplam 15 ili kapsadığını; 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yürütüldüğünü açıkladı. Soruşturmalarda “müstehcenlik”, “fuhuş”, “Dernekler Kanunu’na muhalefet” gibi suçlamalar yöneltildi. Gürlek ayrıca bazı derneklerin yurtdışından aldığı fonların MASAK tarafından incelendiğini açıkladı.

Ankara: Kaos GL’ye polis baskını

Ankara’da Kaos GL Derneği’ne polis baskını düzenlendi. Derneğin yedek üyeler de dahil olmak üzere yönetim ve denetim kurulu üyeleri ev baskınlarıyla gözaltına alındı. Dernek ofisinde arama yapıldı ve dijital materyallere el konuldu.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaos GL’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki içerikleri gerekçe göstererek soruşturmayı “müstehcenlik” ve “Dernekler Kanunu’na muhalefet” kapsamında yürüttü. Ankara’daki operasyonlarda toplam 21 kişi gözaltına alındı.

Gazeteci Tuğba Tekerek de Kaos GL için Gürcistan seçimlerinde LGBTİ+’ların durumuna ilişkin hazırladığı haber gerekçe gösterilerek gözaltına alındı.

İstanbul: LGBTİ+ ve HIV örgütleri hedef alındı

İstanbul’da Hevi LGBTİ+, SPoD, Lambdaistanbul, Pozitif-iz ve LİSTAG'ın da aralarında bulunduğu örgütlere yönelik işlemler yürütüldü; örgüt yöneticileri ve üyeleri gözaltına alındı.

Aynı saatlerde Beyoğlu ve Şişli’de gece kulüpleri ve masaj salonlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda mekana baskın düzenlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmayı “çocukların üstün yararı”, “aile kurumunun korunması” ve “toplumun ortak ahlaki değerleri” gerekçeleriyle ilişkilendirdi.

İzmir: Trans kadınlar gözaltına alındı

İzmir’de 24 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Savcılık, kişileri sosyal medya paylaşımları üzerinden “müstehcenlik” ve “fuhşa teşvik, aracılık etmek veya yer temin etmek” ile suçladı. Gözaltına alınanlar arasında trans kadınlar, LGBTİ+’lar ve dansçı Zenne Arif de bulunuyordu.

Mersin: Muamma ve 7 Renk’e operasyon

Mersin’de Muamma LGBTİ+ Derneği ve Mersin 7 Renk LGBTİ+ Dayanışma Derneği’ne yönelik işlemler yapıldı. Dernek yöneticileri ve LGBTİ+ aktivistleri gözaltına alındı. Kentte aynı operasyon dalgası kapsamında “fuhuş” soruşturması gerekçesiyle de gözaltılar yapıldı.

Kuşadası: Altı kişi gözaltına alındı

Kuşadası’nda düzenlenen operasyonda, aralarında LGBTİ+ aktivistlerinin de bulunduğu altı kişi gözaltına alındı. Soruşturma “müstehcenlik” ve “fuhuş” suçlamaları üzerinden yürütüldü.

14 EYLÜL

Adalet Bakanlığı’ndan 81 ile “genel ahlak” genelgesi

Operasyonlar sürerken Adalet Bakanlığı, 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet Başsavcılığına “Ailenin, Gençlerin ve Toplumun Genel Ahlaka Aykırı ve Olumsuz Etkileyen İçerik ve Oluşumlardan Korunması” başlıklı genelge gönderdi.

Genelgede savcılıklardan, özellikle çocukları ve gençleri “cinsiyetsizleştirmeye teşvik eden faaliyetleri” araştırmaları istendi. Dijital delillerin hızla toplanması, gerekli görülen içeriklere erişim engeli uygulanması ve organize yapı şüphesinde mali soruşturma yürütülmesi talimatı verildi.

İzmir’de 16 kişi tutuklandı

İzmir’de gözaltına alınan 18 kişiden 16’sı tutuklandı, iki kişi ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Tutuklananlar arasında trans kadınlar, LGBTİ+’lar ve dansçı Zenne Arif de bulunuyor.

Avukatlar, gözaltındaki kişilerin telefon şifrelerinin mahkeme kararı olmaksızın alındığını ve telefonlardaki görüntülerin soruşturma dosyasına eklendiğini belirtti.

Kuşadası’nda beş kişi tutuklandı

Kuşadası’nda gözaltına alınan altı kişiden beşi “müstehcenlik” ve “fuhuş” suçlamalarıyla tutuklandı. Tutuklananlar arasında LGBTİ+ aktivisti Hikmet Hazer de var.

İzmir’deki eylemde 2 kişi gözaltına alındı

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, LGBTİ+’ları hedef alan “Ailem Güvende” operasyonuna karşı bir araya geldi. “LGBTİ+ varoluşu ve hak savunuculuğu suç değildir” diyerek düzenlenen eylemde polis, eylemcileri ablukaya aldı. Polis saldırısında iki kişi gözaltına alındı.

15 EYLÜL

İstanbul’da operasyona karşı eyleme polis saldırısı

Operasyonlara karşı feministler, LGBTİ+’lar, sendikalar ve sosyalist örgütlerden kişiler Çağlayan Adliyesi önünde “Hiçbirimiz güvende değiliz” diyerek bir araya geldi. Polis, basın açıklamasının okunmasına izin vermedi ve eylemcileri ablukaya aldı. Polis saldırısında, aralarında gazetecilerin de bulunduğu yüzlerce kişi işkenceyle gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlar arasında İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Yürütme Kurulu üyesi Av. Gülyeter Aktepe ile Merkez üyeleri de yer aldı. İstanbul Barosu daha sonra polis saldırısını kınayarak, “LGBTİ+ olmak da haklarını savunmak da suç değildir” açıklaması yaptı.

Ankara’da Sakarya Meydanı’ndaki eyleme polis saldırısı

Aynı gün Ankara’da operasyonlara karşı Sakarya Meydanı’nda bir araya gelindi. Polis, eylem başlamadan alanda bulunanları uzaklaştırmaya çalıştı ve çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Polis, saldırı sırasında gazetecilerin görüntü almasını da engellemeye çalıştı.

Ankara’da beş trans kadın tutuklandı

Ankara’daki soruşturma kapsamında gözaltına alınan beş trans kadın tutuklandı. Kaos GL’nin yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan trans aktivistler Janset Kalan ve Umut Derin, GALADER’den LGBTİ+ annesi Nedime Erdoğan, Selin Berghan ile gazeteci Tuğba Tekerek ise savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Kaos GL’liler adliyede kelepçeli bekletildi

Kaos GL’nin gözaltındaki yönetim ve denetim kurulu üyeleri savcılık ifadeleri için adliyeye getirildi. Kaos GL’liler adliyede kelepçeli şekilde bekletildi; polisler kelepçeli görüntülerini çekti.

Emniyet ifadelerinde Kaos GL’nin internet sitesindeki haberlerden sosyal medya paylaşımlarına kadar çok sayıda soru yöneltildi. Marvel yapımı “Agatha All Along” dizisinden bir sahne, iki erkek futbolcunun bulunduğu bir görsel, Gürcistan seçimleriyle ilgili bir haber ve Shibari Turkey hesabı da sorgulamada gündeme geldi.

Savcılık, sevk gerekçesinde bazı paylaşımların “genel ahlak anlayışını ihlal edecek” ve “toplumun ar ve haya duygularını rencide edebilecek” nitelikte olduğunu öne sürdü. Bazı görsellerde temsili çocuk çizimlerinin kullanıldığı ve çocukların “eşcinselliğe özenmesinin teşvik edildiği” de savunuldu.

Kaos GL’nin yedi asil üyesi tutuklandı

Hakimlik sorgularının ardından Kaos GL’nin yönetim ve denetim kurullarının yedi asil üyesi ile gazeteci Tuğba Tekerek tutuklandı. Yönetim ve denetim kurullarının yedi yedek üyesi ise adli kontrol tedbiri ve yurtdışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.

Tutuklananlar arasında trans aktivistler Umut Derin ve Janset Kalan, Gökkuşağı Aileleri Derneği’nden LGBTİ+ annesi Nedime Erdoğan ile Kaos GL Denetim Kurulu üyesi Selin Berghan da bulunuyor.

Mersin’de 27 kişi tutuklandı

Mersin’de gözaltına alınarak tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen 33 kişiden 27’si tutuklandı.

Muamma LGBTİ+ Derneği’nden biri avukat iki kişi ile Mersin 7 Renk LGBTİ+ Dayanışma Derneği’nden üç kişi tutuklandı. 7 Renk’ten iki kişi ise adli kontrolle serbest bırakıldı.

16 EYLÜL

İstanbul’da 20 kişi tutuklandı

İstanbul’daki soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen 20 kişinin tamamı tutuklandı.

Tutuklananlar arasında LGBTİ+ derneklerinden en az dokuz kişi bulunuyor. Hevi LGBTİ+, Pozitif-iz, SPoD ve Lambdaistanbul üyeleri de tutuklananlar arasında.

Savcılık sevk gerekçesinde “çocukların üstün yararı”, “aile kurumunun korunması”, “Türk aile yapısı” ve “genel ahlak” ifadelerini kullandı. LGBTİ+ derneklerinin “Türk aile yapısının mahiyetini zayıflattığını” ve LGBTİ+ olmayı “özendirme, teşvik ve yaygınlaştırma” amacıyla finansman toplayıp organizasyonlar düzenlediğini ileri sürdü.

Operasyonlarda toplam 82 kişi tutuklandı

17 Eylül itibarıyla operasyonlar kapsamında 116 kişi gözaltına alındı, 82 kişi tutuklandı. Gözaltına alınanların 44’ü LGBTİ+ hak savunucusu. Tutuklananlar arasında derneklerin kurucuları ve organlarında görev alanların da bulunduğu 25 LGBTİ+ aktivisti veya LGBTİ+ dernekleriyle bağlantılı kişi yer alıyor.

Tutuklananların önemli bir bölümünü “fuhuş” bağlantılı suçlamalar yöneltilen trans kadınlar oluşturuyor. Yetkililer operasyonları “müstehcenlik”, “fuhuş”, çocukların korunması ve “genel ahlak” gerekçeleriyle açıklarken, insan hakları örgütleri ve hak savunucuları LGBTİ+ hak savunuculuğunun ceza hukuku yoluyla kriminalize edildiğini belirterek operasyonlara tepki göstermeye devam ediyor.

ÖNE ÇIKAN TEPKİLER

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel: Bu operasyonlar bir gerçeği görmezden gelmek istiyor olabilir ama bu o gerçeği ortadan kaldırmaz sadece gözden kaybolur. Ve gözden kaybolduğu yerde, her türlü haksızlık, hukuksuzluk, sağlıksız durumlar ortaya çıkar. Mesela 18 ilde eş zamanlı operasyon yapılıyor. Normalde bir savcı bunları koordine eder ve operasyonlar eş zamanlı yapılır. Burada karar suç işlendiği yönünde şüphesi olan savcılıktadır. Ama bu operasyonun yapılmasına Adalet Bakanlığı karar veremez. Bu olursa yürütme olan Adalet Bakanı, bağımsız olan yargı yetkisini kullanmış olur. Adalet Bakanı bu operasyonlarla ilgili 81 ilin Cumhuriyet Başsavcılığına yargı yetkisinin kullanılması yönünde talimat yollayamaz.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları: “Ailem güvende” diyerek bir ailenin LGBTİ+ çocuğunu hedefe koyuyorsanız, kimi kimden koruyorsunuz? Kadın örgütlerinin ortak bildirisinde söylediğimiz gibi: “Ne aile güvende ne de hiçbirimiz”… LGBTİ+’lar bu toplumun da hayatın da parçasıdır. Onları tehdit görmek, nefret suçlarının hedefi haline getirmek, gözaltı ve tutuklamalarla örgütlenmelerini kriminalize etmeye çalışmak antidemokratiktir ve kabul edilemez. Korunması gereken bütün yurttaşların yaşamı, hakları ve özgürlükleridir. Gözaltındakiler ve tutuklananlar derhal serbest bırakılsın. LGBTİ+ örgütlerine ve hak savunucularına yönelik baskılara son verilsin!

BM İnsan Hakları Savunucuları Özel Raportörü Andrea Bolaños Vargas: Türkiye genelinde LGBTİ+ insan hakları savunucularına yönelik kitlesel baskınlar ve gözaltılar ile LGBTİ+ derneklerinde aramalar yapıldığı ve dijital ekipmanlara el konulduğuna ilişkin haberlerden derin endişe duyuyorum. Yetkilileri, yalnızca meşru insan hakları çalışmaları nedeniyle gözaltına alınan herkesin derhal serbest bırakılmasını ve LGBTİ+ hak savunucuları ile derneklerin haklarını kriminalize edilme, yıldırma veya misilleme ile karşılaşmadan kullanabilmelerinin güvence altına alınmasını sağlamaya çağırıyorum.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor: Dün gece LGBTİ+ aktivistlerine yönelik gerçekleştirilen geniş çaplı gözaltı ve baskınlar, Türkiye’deki baskı ortamının ne denli ciddi bir boyuta ulaştığını gösteren şok edici bir gelişmedir. Bir ahlak anlayışının topluma dayatılması, temel hakların ve Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerinin açıkça ihlal edilmesidir. Bu yaklaşım, ülkeyi son derece karanlık bir yola sürüklüyor.

AKPM’nin LGBTİ+ haklarından sorumlu Genel Raportörü Kate Osborne: Sözde ‘aile değerlerinin korunması’nın baskı için gerekçe olarak kullanılması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından 2017 tarihli bir kararda açıkça reddedilmiştir. Bu eylemler, temel haklara yönelik bir saldırı ve sivil toplumu susturma girişimidir. AKPM Genel Raportörü olarak durumu izlemeyi sürdürecek ve Türkiye’de LGBTİ+ kişilere yönelik baskının sona erdirilmesi için acil adım atılması çağrısında bulunacağım. Türk makamlarına, LGBTİ+ kişilerin haklarını savundukları için gözaltına alınan herkesin derhal serbest bırakılması ve bu insan hakları savunucuları ile aktivistlerin medeni ve siyasi haklarına yönelik yeni saldırılara son verilmesi çağrısında bulunuyorum.

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty: Türkiye makamlarına, insan hakları veya sivil toplum çalışmaları yürüttükleri için gözaltına alınan herkesin serbest bırakılması; hukuki yardıma etkili erişim, yargısal denetim ve kötü muameleye karşı korunma da dahil olmak üzere usule ilişkin güvencelerin sağlanması; kısıtlamaların ve ceza yargılamalarının kanunilik, gereklilik, orantılılık ve masumiyet karinesi ilkelerine uygun olmasının güvence altına alınması çağrısında bulunuyorum.

Avrupa Komisyonu Sözcüsü Christian Wigand: Komisyon, LGBTİ+ aktivistleri, insan hakları dernekleri ve işletmelere yönelik son gözaltılar ve başlatılan hukuki süreçlerden endişe duyuyor. Damgalama ve ayrımcılık, Birliğin değerlerine aykırıdır.

DÜNYA BASINI “AİLEM GÜVENDE” OPERASYONLARINI NASIL GÖRDÜ?

“Ailem Güvende” operasyonları uluslararası basında da geniş yer buldu. CNN, France 24, Reuters, Associated Press (AP), DW ve The Guardian gibi uluslararası yayın kuruluşları; LGBTİ+ örgütlerine yönelik eşzamanlı baskınları, gözaltı ve tutuklamaları, dijital erişim engellerini ve operasyonlara karşı düzenlenen eylemlere yönelik polis saldırılarını haberleştirdi.

Reuters, operasyonları LGBTİ+ örgütlerini hedef alan ülke çapındaki geniş kapsamlı bir soruşturma olarak aktardı.

AP, gelişmeleri LGBTİ+ ve HIV alanında çalışan örgütleri hedef alan eşzamanlı bir operasyon dalgası olarak haberleştirdi. Gece saatlerinde başlayan ev ve dernek baskınlarına, örgütlerin internet sitelerinin engellenmesine ve gözaltılara yer veren AP, daha sonra Çağlayan Adliyesi önündeki protestoya yönelik polis müdahalesini de ayrı bir haberle duyurdu.

DW, operasyonları hükümetin “aileyi koruma” politikalarıyla birlikte ele aldı.

The Guardian ise operasyonları LGBTİ+ aktivistleri ve gazetecileri hedef alan ülke çapındaki bir baskı dalgası olarak haberleştirdi. Gazete, eşzamanlı baskın ve gözaltıların yanı sıra protestolara yönelik polis saldırısını ve gözaltıları birlikte ele aldı.

CNN de operasyonları uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı. Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın katıldığı yayında, Kaos GL’ye yönelik soruşturma ile tutuklamalara gerekçe gösterilen haber ve sosyal medya içerikleri ele alındı.


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
İstihdam