25/09/2026 | Yazar: Kaos GL
Tutuklu trans aktivist Janset Kalan, Kısa Dalga’ya gönderdiği mektupta cezaevindeki transların tecrit, yoksulluk ve hijyen sorunlarını anlattı.
“Ailem Güvende” operasyonunda tutuklanan Kaos GL Yönetim Kurulu üyesi, insan hakları savunucusu ve trans aktivist Janset Kalan, cezaevinden Kısa Dalga’ya mektup yazdı. Kalan, mektubunda tutuklanma sürecinden cezaevindeki transların koşullarına, yoksulluktan hijyen malzemelerine erişime kadar yaşadıklarını anlattı.
Kalan, mektubuna mahkeme salonunda savunma hakkının sınırlandığını ve özel hayatının ihlal edildiğini belirterek başladı:
“Mektubuma nereden başlayacağımı bilemiyorum. Mahkeme salonunda müsaade edilmeyen ve sınırlanan savunma hakkımdan mı başlasam; gururumu rencide eden, özel hayatımı ve mahremiyetimi ihlal eden hukuksuzluk zincirinden mi; yoksa kimsesizlik ve yoksulluğun cezaevindeki transları mecbur bıraktığı şartlardan mı?”
Kendisini “Kaos GL'nin yönetim kurulu üyesi, insan hakları savunucusu, 4 kedi annesi, 40'ına merdiven dayamış, geçim derdiyle her ay cebelleşen, trans kadın bir aktivist” sözleriyle tanıtan Kalan, yan hücresindeki Fulya ile birbirlerini görmeden, pencerelerinden seslenerek iletişim kurduklarını anlattı.
“İyi ki kimsesiz değilmişiz”
Kalan, cezaevinde kişisel ve mekânsal hijyen koşullarının önemli sorunlardan biri olduğunu belirtti. Başka bir hücrede iki aydır tek başına tutulan Funda isimli trans kadının içme suyu alacak parası olmadığı için musluk suyu içtiğini aktaran Kalan, trans mahpusların birbirleriyle kurduğu dayanışmayı da anlattı:
“O koğuşta ise arada tartışmalar, anlaşmazlıklar olsa da kimsesizliği ve yoksulluğu ötelemek için birbiriyle ekmeğini, suyunu, sigarasını, kişisel birikimlerini paylaşan kızların dayanışması yaşanıyor.”
Milletvekillerinin cezaevi ziyaretine de değinen Kalan, Adalet Bakanlığı’nın cezaevlerinde hijyen koşullarına ve mahpusların ücretsiz erişebileceği ped ile hijyen malzemelerine daha fazla kaynak ayırması gerektiğini söyledi. Kalan ayrıca TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun cezaevlerine düzenli izleme ziyaretleri yapmasını önerdi.
“Bedenimiz suç kategorisine dönüştürülüyor”
Kalan, mektubunun devamında LGBTİ+ mahpuslara ilişkin düzenli istatistik paylaşılmadığına dikkat çekerek “Ailem Güvende” operasyonlarında kullanılan “müstehcenlik” suçlamalarına tepki gösterdi:
“Bizlerin bedenini bir suç kategorisine dönüştürmekle meşgul. Aman diyeyim kızlar, bikinili havuz başındaki bir fotoğrafınız nedeniyle bir gün siz de müstehcenlikten içeri alınabilirsiniz.”
Sanatsal çalışmaların, öykülerin ve kişisel anlatıların da “müstehcenlik” suçlamasına konu edilebileceğini söyleyen Kalan, şöyle devam etti:
“Hayır, ne benim bedenim ne de başka kadınların bedenleri müstehcen ya da ahlaksız değil. Israrla bunu söylemeye ve öyle yaşamaya devam edeceğim.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
