28/09/2026 | Yazar: Kaos GL
“Ailem Güvende” operasyonunda tutuklanan gazeteci Tuğba Tekerek, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nden gönderdiği mektupta tutuklanma sürecini ve cezaevi koşullarını anlattı.
“Ailem Güvende” operasyonu kapsamında tutuklanan gazeteci Tuğba Tekerek, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nden Açık Radyo’dan Ömer Madra ve Özdeş Özbay’a mektup gönderdi. Tekerek, tutuklanma gerekçesini ve cezaevinde tutulduğu koşulları anlattığı mektubunda, “Özgür günlerde görüşmek dileğiyle” dedi.
Yıllardır Açık Radyo yayınlarına katıldığını hatırlatan Tekerek, mektubuna programlardaki selamlamasıyla başladı:
“Günaydın Ömer Bey, Günaydın Özdeş. Yıllardır her Perşembe sabahına böyle başlıyorduk. Maalesef şimdi size ve sevgili Açık Radyo dinleyicilerine Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nden bir mektupla seslenebiliyorum.”
“Ben de yaptığım bir haberden dolayı buradayım”
Tekerek, 40 kişinin kaldığı ve çoğunlukla uyuşturucu suçlamalarıyla tutuklanan veya hükümlü kişilerin bulunduğu bir koğuşta tutulduğunu anlattı:
“Ve maalesef size bu kez Avrupa ya da Türkiye gündeminden bahsedemeyeceğim. Ama narkotik dünyasıyla ilgili son derece ilginç, güncel bilgilere sahibim. Zira uyuşturucu koğuşunda tutuluyorum. Koğuş 40 kişi. 36 kişi uyuşturucudan, 2 kişi hırsızlıktan, 1 kişi cinayetten burada.”
Kendisinin ise gazetecilik faaliyeti nedeniyle cezaevinde olduğunu söyleyen Tekerek, 2024 yılında Gürcistan’daki seçimler öncesinde bir LGBTİ+ aktivistiyle yaptığı görüşmeyi hatırlattı:
“Ben de yaptığım bir haberden dolayı buradayım. 2024 yılında Gürcistan’da seçimler öncesinde bir LGBT aktivistiyle görüşüp KaosGL’ye haber yapmıştım. Akıl almaz bir şekilde KaosGL Instagram hesabı yetkilisi olduğum iddia ediliyor. Hiçbir delile dayanmadan!”
Tekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ne yapayım... Bu ülkede oluyor böyle şeyler. Derin bir nefes alıp, dayanmaktan başka çare yok. Özgür demokratik dünya mücadelesine devam.”
“Ben tuvaletin önünde yatıyorum”
Tekerek, mektubunda cezaevindeki kapasite sorununa ve kaldığı koğuştaki koşullara da yer verdi. İki kişilik odalarda en az üç kişinin kaldığını belirten Tekerek, kendi odasında dört kişi olduklarını söyledi:
“Bir avluya bakan koğuşta 12 oda var. Odalar 2 kişilik ama her birinde en az 3 kişi kalıyor. Bizim odada 4 kişi kalıyoruz. Benim 4. yatağı koyacak yer bile yok. Yataklardan birini ranza altına doğru uzatıyoruz. Ben tuvaletin önünde yatıyorum.”
“Nasıl bir ülkede yaşadığımız kafama bir kez daha dank etti”
Koğuşta bir radyo gördüğünde Açık Radyo’yu dinleyebileceğini düşünerek sevindiğini anlatan Tekerek, ardından radyonun karasal yayın lisansının iptal edildiğini hatırladığını söyledi:
“Koğuşa girdiğimde bir radyo gördüğümde bir an çok sevinmiştim, sizin sesinizi duyabileceğim diye. Sonra Açık Radyo’nun karasal yayın lisansının iptal edildiğini hatırladım. Hafifçe çöktüm. Nasıl bir ülkede yaşadığımız kafama bir kez daha dank etti.”
Tekerek, mektubunu Açık Radyo çalışanları ve dinleyicilerine seslenerek tamamladı:
“Olsun! Ben duymasam da biliyorum siz ordasınız, Ömer Bey ve Özdeş mikrofon başında, Andrey teknik masada, dinleyiciler Açık Radyolarının başında. Kainatın tüm seslerine ve renklerine açığız!”
“Ömer Bey, Özdeş, Andrey, tüm Açık Radyo emekçileri, programcıları ve pek sevgili Açık Radyo dinleyicileri; hepinize günaydın! Özgür günlerde görüşmek dileğiyle.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, biseksüel, interseks, müstehcenlik
