05/10/2026 | Yazar: Kaos GL
“Ailem Güvende” operasyonunda tutuklanan gazeteci Tuğba Tekerek, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nden BirGün’e yazdı.
“Ailem Güvende” operasyonu kapsamında 15 Eylül’de tutuklanan gazeteci Tuğba Tekerek, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nden BirGün’e yazdı. Tutukluluğunun 19’uncu gününde kaleme aldığı “Ben haber yaptım, bana uyuşturucu testi yaptılar” başlıklı yazısında Tekerek, gözaltı sürecinde uyuşturucu testine zorlandığını, hakkındaki suçlamaları ve operasyon sırasında LGBTİ+’ların kriminalize edilme biçimini anlattı.
Tekerek, dosyasında uyuşturucuyla bağlantılı herhangi bir suçlama bulunmadığını belirterek, gözaltında kendisinden kan, kıl ve idrar örneği vermesinin istendiğini yazdı. “Kendi rızamla kan, kıl, idrar örneği vermek istiyorum” ifadesinin bulunduğu belgeyi imzalamayı reddettiğini aktaran Tekerek, bunun üzerine kendisine “O zaman seni derdest edip zorla alırız” denildiğini söyledi.
Tekerek, BirGün’deki yazısında yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Dosyada uyuşturucuyla bağlantılı en ufak bir suçlama, uyuşturucu kullandığım şüphesini oluşturabilecek herhangi bir olgu yok. Başka iddialarla gözaltına alınmışız, ellerindeyiz, avukatlarımız emniyetten ayrıldıktan sonra, direnemeyeceğimiz bir noktada, adeta bizi kıstırıp o iğneyi vücudumuza sokup örnek alıyorlar. Bu, hakikaten onur kırıcı bir uygulama, beden bütünlüğüne ağır bir müdahale. Ben gazeteciyim, iki yıl önce Gürcistan’dan bir haber yaptım, şimdi neden bana uyuşturucu testi yapılıyor? Neden benim adım uyuşturucuyla yan yana konuyor? Neden bedenim savcının hiçbir dayanağı olmayan şüphelerinin test alanı haline getiriliyor? Neden bu şekilde damgalanıyorum, itibarsızlaştırılıyorum, cezalandırılıyorum? Gözaltı süreciyle ilgili size anlatmam gereken önemli bir husus daha var. Ankara merkezli ‘Ailem Güvende’ denilen operasyonda 21 kişi gözaltına alındı. KaosGL’yle bağlantılı olduğu iddia edilen 16 kişi ve 5 trans seks işçisi. Aslında bu iki grubun dosyaları arasında hiçbir bağlantı yoktu. Dosyalar mahkemede ayrı ayrı görüldü, kararlar ayrı ayrı verildi. Ama iki grubun süreci iç içe götürüldü. En önemlisi kelepçeli yürütme görüntüleri alınırken birlikte yürütüldük. Böylece LGBTİ+ derneği yöneticileri ve seks işçileri medyaya verilecek görüntülerde aynı karenin içine yerleştirildi. Bunu, seks işçilerine yapılan müstahak, onlar suçlu biz suçsuzuz, diye düşündüğümden söylemiyorum. Ama adalet dağıtması gereken bir mekanizma kurgular üretiyor, prodüksiyonlar yapıyor, bunun altını çizmek istiyorum. Bu uygulamaların amacı açık ki, LGBTİ+’yı uyuşturucu ve fuhuşla iç içe göstermek, kendilerine göre makbul olmayan yaşamları, varoluşları toplum nezdindeki korkutucu ögelerle birleştirmek.”
Yazının tamamına ulaşmak için tıklayın
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
