23/10/2026 | Yazar: Kaos GL
“Bugün LGBTİ+ haklarını savunan bir kuruluşun faaliyetlerinin engellenmesine sessiz kalmak, yarın bir kadın örgütünün, sendikanın ya da çevre platformunun karşılaşabileceği baskılara karşı ortak savunma zeminini de zayıflatır.”
Sıraç Erbek, Bursa Muhalif için kaleme aldığı “Sivil alan kimler için var, kimler için yok?” başlıklı yazısında, Türkiye’de örgütlenme özgürlüğü, sivil toplumun demokratik işleyişi ve farklı hak mücadeleleri arasındaki dayanışmanın önemini değerlendirdi. Erbek, bağımsız sivil toplumun, özgür basının ve yurttaşların karar alma süreçlerine katılımının demokratik toplumun temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti.
“Bir grubun hak arama kanallarının daraltılması yalnızca o grubu ilgilendirmez”
Yazısında Türkiye’de LGBTİ+ örgütlerine ve hak savunucularına yönelik operasyonlara, gözaltılara ve erişim engellerine de değinen Erbek, örgütlenme özgürlüğünün bütün toplumsal kesimler için güvence altına alınması gerektiğini belirtti.
Erbek, farklı hak mücadeleleri arasındaki dayanışmanın önemini şu sözlerle anlattı:
“Bir grubun hak arama kanallarının daraltılması yalnızca o grubu ilgilendirmez. Bugün LGBTİ+ haklarını savunan bir kuruluşun faaliyetlerinin engellenmesine sessiz kalmak, yarın bir kadın örgütünün, sendikanın ya da çevre platformunun karşılaşabileceği baskılara karşı ortak savunma zeminini de zayıflatır.”
Kadınların yaşam hakkı, LGBTİ+’ların örgütlenme özgürlüğü ve engellilerin eşit katılımının farklı sorun alanları olduğunu belirten Erbek, bu mücadelelerin eşit yurttaşlık ve temel hakların korunması talebinde ortaklaştığını ifade etti.
“İnsan hakları yalnızca kendimize yakın gördüğümüz insanların hakları değildir”
Sivil toplumun hak ihlalleri karşısında seçici bir dayanışma anlayışıyla hareket etmemesi gerektiğini vurgulayan Erbek, yazısında şu ifadeleri kullandı:
“İnsan hakları yalnızca kendimize yakın gördüğümüz insanların hakları değildir. Bir hakkın savunulması, kişinin kimliğine, inancına, yaşam biçimine veya siyasi görüşüne bağlı olamaz.”
“Gerçekten demokratik, eşitlikçi ve özgür bir toplum istiyorsak sivil alanı herkesin erişebildiği, kendisini ifade edebildiği ve ortak geleceğin kurulmasına katılabildiği bir zemine dönüştürmeliyiz. Mesele yalnızca sivil toplumun varlığını sürdürmesi değil, hiç kimsenin haklarını savunduğu için yalnız bırakılmadığı bir toplumu birlikte kurabilmektir.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
