29/09/2026 | Yazar: Kaos GL

Saha Merkezi’nin 1300 tweet üzerinden hazırladığı analiz, “Ailem Güvende” operasyonlarına yönelik eleştirilerin kadınların ve çocukların güvenliğinden özel hayata, geçim koşullarından gündelik yaşamda hissedilen güvensizliğe uzandığını ortaya koydu.

SAMER’den “Ailem Güvende” analizi: Aileyi koruma söylemi ile güvende hissetme arasında mesafe var Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Saha Merkezi, “Ailem Güvende” operasyonlarına ilişkin sosyal medya paylaşımlarını 1300 tweet üzerinden inceledi. Operasyonlara karşı çıkan paylaşımlarda “ailem güvende” söylemi tersine çevrilerek kadın cinayetlerinden çocukların güvenliğine, ekonomik güvencesizlikten özel hayata müdahaleye uzanan sorunlar gündeme taşındı.

Saha Merkezi, 13-21 Eylül 2026 tarihleri arasında “Ailem Güvende” adıyla anılan baskın ve operasyonlara ilişkin X’te (Twitter) yapılan paylaşımları analiz etti.

Toplam 1300 farklı tweetin incelendiği raporda; mizah, din ve ahlak söylemi, kadınların ve çocukların güvenliği, gündelik yaşam, özel hayat ve geçim koşulları gibi başlıklar ele alındı.

Raporda, operasyonlara karşı çıkan paylaşımlarda “ailem güvende” ifadesinin operasyonların gerekçesini sorgulayan bir söyleme dönüştüğü belirtildi. Kullanıcılar aynı ifadeyi güvensizlik, adaletsizlik ve siyasi sorumluluk tartışmaları üzerinden yeniden kurdu.

“Ailem güvende” söylemi mizahla tersine çevrildi

Rapora göre, operasyonlara yönelik eleştirinin bir bölümü kısa, gündelik ve alaycı ifadeler üzerinden kuruldu. Mizah, “aileyi koruma” gerekçesi ile müdahale edilen kişilerin yaşamları arasında kurulan ilişkiyi sorgulamanın araçlarından biri oldu.

Kullanıcılar, operasyonların ardından kendilerini “güvende” hissettiklerini söyleyen alaycı paylaşımlarla güvenlik söylemini tersine çevirdi. Gündelik hayatta karşılaşılan farklı tehlikeler sıralanarak LGBTİ+’ların öncelikli bir “tehdit” olarak görülmesi sorgulandı.

Örnek verilen paylaşımlardan bazıları şöyle:

“sevgiyede seriat geldi offf”

“Neyse ki bütün gayleri topladılar da, ailem güvende”

“mika raunun iceriklerini gormuyorum ailem artik güvende”

Kadın cinayetleri ve çocukların güvenliği hatırlatıldı

Operasyonlara yönelik itirazların öne çıktığı alanlardan biri de kadınların ve çocukların güvenliği oldu.

Paylaşımlarda güvenlik; kadınların ve çocukların yaşam hakkı, adalete erişim, ekonomik korunma ve özgürlükler üzerinden ele alındı. Kullanıcılar, “ailem güvende” sözünü bir güvence olarak tekrarlamak yerine bu güvencenin gündelik hayatta karşılığının olup olmadığını sorguladı.

Sokakta yürürken duyulan endişe, yakınlarından haber alma ihtiyacı ve aile içinde yaşanan şiddet, operasyonların adında yer alan güvenlik söylemiyle karşı karşıya getirildi:

“Ailem güvende ülkesi. Kadın erkek şiddetine kurban gidiyor, çocuk iş cinayetine…”

““Ailem güvende” yaygarasının özeti. 2 yıldır kızının ölümü aydınlatılsın diye mücadele veren bir baba umurlarında bile değil”

Saha Merkezi, bu paylaşımlarda güvenliğin bir müdahalenin gerçekleştirilmesinden ziyade insanların gündelik hayatlarını korkmadan sürdürebilmesi üzerinden tarif edildiğini belirtti.

“Suçu ne?”

Özel hayat ve bedensel özgürlüğü odağına alan paylaşımlarda ise devletin bireylerin yaşamlarına hangi gerekçelerle müdahale ettiği sorgulandı.

Kullanıcılar, bir gösteriyi ya da kişiyi beğenmemek ile o gösterinin yasaklanmasını veya icracısının tutuklanmasını kabul etmek arasında ayrım yaptı.

Rapora göre paylaşımlarda öne çıkan “Suçu ne?” sorusu, kişisel hoşnutsuzluğun cezalandırma için yeterli bir gerekçe sayılamayacağı düşüncesini yansıtıyor:

“Bu arkadaşin suçu bu şekilde kadınlar matinesinde oynamak mı şimdi,bunu bilerek gidiyor yetişkin kadınlar zaten”

“Olaya bak zennelik yapıyor diye tutukladılar. Sırada köçekler var sanırım.”

“Aile güvenliği” geçim koşullarıyla birlikte tartışıldı

Operasyonlara yönelik eleştiriler ekonomik koşullara da uzandı. Kullanıcılar ailelerin güvenliğini gelir, beslenme, eğitim ve barınma olanaklarıyla ilişkilendirerek “aileyi koruma” iddiasını geçim koşulları üzerinden sorguladı.

Paylaşımlarda, ahlaki “tehditler” etrafında kurulan gündemin ailelerin karşı karşıya olduğu maddi sorunları geri plana ittiği eleştirisi öne çıktı. Güvenli bir yaşamın yalnızca tehlikeden uzak olmak değil, temel ihtiyaçların karşılanabileceği koşullara sahip olmak anlamına geldiği vurgulandı.

“Asgari ücret açlık sınırının altındayken aile güvende değildir. Bunların derdi aile değil.”

“Artık yapmak istediklerine başka kılıflar da buluyorlar ailem param olmadan tam güvende sayılmaz. Ekonomi bu haldeyken o zaman bunların sorumlularını da alın”

“Hükümet , AİLEM GÜVENDE deyip işe yaramaz namus bekçiliği yapacağına, milletin soyulmasını engelleyecek PARAM GÜVENDE uygulaması yapsın. Ama bunu kime söylüyoruz ki... Al birini vur ötekine.. AHLAKI BİTİRDİNİZ, TUZU KOKUTTUNUZ. Yazıklar olsun böyle yönetime.”

Saha Merkezi’nin analizinde öne çıkan çıkarımlardan biri de “aileyi koruma” söylemi ile toplumun farklı kesimlerinin kendilerini fiilen güvende hissetmesi arasında belirgin bir algı mesafesi bulunduğu oldu.


Etiketler: insan hakları, medya, nefret suçları, siyaset, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
İstihdam