29/09/2026 | Yazar: Kaos GL
Özgürlük İstiyoruz Kampanya Grubu, HIV’le yaşayan LGBTİ+ tutukluların sağlık hakkına dikkat çekti: “HIV statüsü tecrit gerekçesi değildir. Hapishane sağlık hakkını askıya almaz.”
Özgürlük İstiyoruz Kampanya Grubu, “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında tutuklanan HIV’le yaşayan LGBTİ+’ların sağlık hakkına ilişkin açıklama yayımladı. Kampanya grubu, bazı tutukluların HIV statüleri gerekçe gösterilerek tecrit altında tutulduğunu ve ilaçları bittikten sonra tedavilerinin nasıl sürdürüleceğine ilişkin kaygı yaşadıklarını belirtti.
Açıklamada, HIV’in gündelik temasla aktarılmadığı hatırlatılarak HIV statüsünün tecrit gerekçesi yapılmasına tepki gösterildi:
“HIV statüsünün tecrit gerekçesi haline getirilmesi bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığı gibi HIV’le yaşayanları damgalayan ve insan onurunu zedeleyen ayrımcı bir uygulamadır. HIV tedavisinin kesintisiz sürdürülmesi yaşamsal önemdedir. İlaca erişimin gecikmesi ya da tedavinin kesintiye uğraması, HIV’le yaşayan tutsakların sağlıklarını doğrudan riske atar.”
“Hapishanede olmak sağlık hakkını ortadan kaldırmaz” denilen açıklamada, cezaevi idareleri ile Sağlık Bakanlığı’na HIV’le yaşayan tutukluların ilaç, hekim, tetkik ve sağlık hizmetlerine zamanında ve kesintisiz erişimini güvence altına alma çağrısı yapıldı.
Kampanya grubu ayrıca HIV statüsüne dayalı tecridin sonlandırılmasını, sağlık bilgilerinin mahremiyetinin korunmasını ve hapishanelerde bilimsel ve güncel HIV bilgisinin esas alınmasını talep etti.
Özgürlük İstiyoruz Kampanya Grubu açıklamasını, “HIV statüsü tecrit gerekçesi değildir. Hapishane sağlık hakkını askıya almaz. Hak savunuculuğu suç değildir” sözleriyle sürdürdü ve şu çağrıyı yaptı:
“HIV’le yaşayan LGBTİ+ tutsakların sağlık hakkını güvence altına alın. Ayrımcı tecride son verin. Tutuklanan arkadaşlarımızı serbest bırakın.”
Açıklamanın tamamı:
HIV’le yaşayan LGBTİ+’ların hapishanelerde ilaca, tedaviye ve sağlık hizmetlerine kesintisiz erişimi bir tercih değil, temel bir haktır. HIV statüsünün tecrit gerekçesine dönüştürülmesi, tedavinin kesintiye uğrama ihtimali ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan belirsizlikler ise bu hakkın açık ihlalidir.12 Eylül’de başlayan ve “Ailem Güvende” adı verilen operasyonların ardından tutuklanan LGBTİ+’lar arasında HIV’le yaşayanlar da bulunuyor. Bazı arkadaşlarımızın HIV statüleri gerekçe gösterilerek tecrit altında tutulduğunu, ilaçları bittiğinde tedavilerine nasıl devam edeceklerine ilişkin kaygı yaşadıklarını biliyoruz. HIV gündelik temasla; aynı ortamda bulunmakla, dokunmakla, sarılmakla, aynı tuvaleti ya da yemek araçlarını kullanmakla aktarılmaz. Düzenli tedaviyle viral yükü baskılanmış kişiler HIV’i cinsel yolla da aktaramaz. Buna rağmen HIV statüsünün tecrit gerekçesi haline getirilmesi bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığı gibi HIV’le yaşayanları damgalayan ve insan onurunu zedeleyen ayrımcı bir uygulamadır. HIV tedavisinin kesintisiz sürdürülmesi yaşamsal önemdedir. İlaca erişimin gecikmesi ya da tedavinin kesintiye uğraması, HIV’le yaşayan tutsakların sağlıklarını doğrudan riske atar. Hapishanede olmak sağlık hakkını ortadan kaldırmaz. Cezaevi idareleri ile Sağlık Bakanlığı, HIV’le yaşayan herkesin ilaçlarına, hekimlerine, gerekli tetkiklere ve sağlık hizmetlerine zamanında ve kesintisiz biçimde erişimini güvence altına almakla yükümlüdür. Taleplerimiz açık HIV’le yaşayan tutsakların ilaçlarına, hekimlerine, gerekli tetkiklere ve sağlık hizmetlerine kesintisiz ve zamanında erişimi güvence altına alınmalıdır. HIV statüsüne dayalı tecrit ve ayrımcı uygulamalara derhal son verilmelidir. HIV statüsü dahil olmak üzere kişilerin sağlık bilgilerinin mahremiyeti korunmalıdır. Hapishanelerde HIV konusunda bilimsel ve güncel sağlık bilgisine dayalı uygulamalar esas alınmalıdır. LGBTİ+ ve HIV alanında çalışan dernekler ile hak savunucularına yönelik baskı ve kriminalizasyon politikalarına son verilmelidir. 12 Eylül operasyonları kapsamında tutuklanan LGBTİ+’lar ve hak savunucuları serbest bırakılmalıdır. Özgürlük İstiyoruz Kampanya Grubu olarak bir kez daha söylüyoruz: HIV statüsü tecrit gerekçesi değildir. Hapishane sağlık hakkını askıya almaz. Hak savunuculuğu suç değildir. HIV’le yaşayan tutsakların sağlıklarından kamu kurumları sorumludur. İlaca erişimde yaşanacak her gecikme, tedavide yaşanacak her kesinti ve HIV statüsüne dayalı her ayrımcı uygulama bu sorumluluğun ihlalidir. HIV’le yaşayan LGBTİ+ tutsakların sağlık hakkını güvence altına alın. Ayrımcı tecride son verin. Tutuklanan arkadaşlarımızı serbest bırakın. |
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, sağlık, sağlık hakkı, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
