15/10/2026 | Yazar: Kaos GL
KaosGL.org editörü Oğulcan Özgenç, “Ailem Güvende” operasyonlarının birinci ayında Yeni Yaşam’dan Duygu Kıt’a konuştu.
KaosGL.org editörü Oğulcan Özgenç, 12 Eylül’de başlayan “Ailem Güvende” operasyonlarının birinci ayında Yeni Yaşam’dan Duygu Kıt’a değerlendirmelerde bulundu. Operasyonları iktidarın LGBTİ+’lara yönelik politikasında yeni bir aşama olarak değerlendiren Özgenç, “Kamuoyundan gelen tepkiler sonucunda yargı paketlerinden geri çekilen ya da yasalaşamayan düzenlemelerin bugün fiilen uygulanmaya başladığını görüyoruz.” dedi.
“Tutukluluğun kendisi bir cezalandırma aracına dönüştü”
Kaos GL yöneticilerinin “müstehcenlik” suçlamasıyla tutuklanmasına dikkat çeken Özgenç, şöyle konuştu:
“Kaos GL yöneticileri, hapis yatmayı dahi gerektirmeyen bu suçlama gerekçe gösterilerek bugün tutuklu bulunuyor. Bunun en açık örneklerinden biri “müstehcenlik” suçunun kullanım biçimi. Burada tutukluluğun kendisinin bir cezalandırma aracına dönüştüğünü de görmek gerekiyor.”
Operasyonların ardından gazetecilerin, hak savunucularının ve LGBTİ+’larla dayanışma gösteren kişilerin de hedef alındığını belirten Özgenç, erişim engellerinin ifade özgürlüğüne yönelik daha geniş bir baskının parçası olduğunu söyledi.
“Kimse güvende değil”
Operasyonlara verilen “Ailem Güvende” adının çelişkili olduğunu vurgulayan Özgenç, kadın cinayetleri, yoksulluk ve güvencesizlik karşısında LGBTİ+’ların hedef gösterildiğini belirtti:
“Kadın cinayetlerinin, iş cinayetlerinin, çocukların öldüğü ve şiddete maruz bırakıldığı bir ülkede sormak gerekiyor: Kimin ailesi güvende? Kim güvende? LGBTİ+’ların varlığını bir güvenlik tehdidi gibi sunarken kadınları, çocukları ve işçileri öldüren koşullara dokunulmuyorsa burada korunmak istenenin “aile” olmadığı açık. Kimse güvende değil.”
LGBTİ+ örgütlerinin aynı zamanda hukuki, psikososyal ve sağlık alanlarında destek mekanizmaları oluşturduğunu hatırlatan Özgenç, operasyonların bu hizmetlere erişimi de zorlaştırdığını söyledi.
Cezaevlerindeki hak ihlallerine de dikkat çeken Özgenç, LGBTİ+ tutsakların tecrit, kalabalık koğuşlar ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşadıkları sorunları aktardı. HIV statüsünün tecrit gerekçesi yapılamayacağını, transların hormon tedavisine erişiminin kesilmesinin de kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Dernekler faaliyetlerini özgürce sürdürebilmeli
Özgenç, LGBTİ+’ların, gazetecilerin ve hak savunucularının serbest bırakılması, erişim engellerinin kaldırılması ve derneklerin faaliyetlerini özgürce sürdürebilmesi gerektiğini belirtti.
“Özgürlük İstiyoruz” kampanyasına da değinen Özgenç, LGBTİ+ haklarının savunulmasının toplumun tamamının özgürlük mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı:
“Gazetecinin haber yapamadığı, derneğin örgütlenemediği, hak savunucusunun konuşamadığı, insanların kimlikleri ve sözleri nedeniyle kriminalize edildiği bir yerde hiç kimsenin hakkı güvende değil.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
