02/11/2026 | Yazar: Kaos GL
Murat Çekiç Derneği, insan hakları savunucusu Murat Çekiç’in doğum gününde açıklama yayınladı.
Murat Çekiç Derneği, insan hakları savunucusu Murat Çekiç’in doğum günü dolayısıyla açıklama yayımlayarak “Ailem Güvende” operasyonlarında tutsak edilen LGBTİ+ hak savunucularının serbest bırakılmasını istedi.
Dernek, her yıl 2 Kasım haftasında farklı alanlardan hak savunucularını bir araya getirdiği forumu, yönetim kurulu üyeleri Janset Kalan ve Nedime Erdoğan’ın 12 Eylül’de başlayan operasyonlar kapsamında tutsak edilmesi nedeniyle bu yıl gerçekleştiremediğini belirtti.
Açıklamada, “Bugün Murat’ın doğum gününde bir forum salonunda yan yana gelemiyoruz. Ama bu yokluk, söyleyecek sözümüzün tükendiği anlamına gelmiyor” denildi.
“Mücadele etmeye devam edeceğiz”
Kaos GL’nin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin tutsak edilmesine ve cezaevlerinde yaşandığı bildirilen hak ihlallerine dikkat çeken dernek, LGBTİ+ hareketine yönelik baskıların sivil toplumun tamamını etkilediğini vurguladı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün Murat’ın doğum günü. Onu özlüyoruz. Janset’i, Nedime’yi ve tutsak bütün arkadaşlarımızı aramızda görmek istiyoruz. Murat’ın anısını yaşatmanın en anlamlı yolunun, onun da parçası olduğu insan hakları mücadelesini sürdürmek olduğuna inanıyoruz. Bu yıl bir araya gelemediğimiz forumun bıraktığı boşluğu, daha güçlü bir dayanışmayla dolduracağız. Murat’ın doğum gününü kutlarken, arkadaşlarımızın özgürlüğüne kavuşacağı, yeniden yan yana gelip tartışabileceğimiz, birlikte üretebileceğimiz ve özgürce örgütlenebileceğimiz günler için mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Açıklamanın tamamı şöyle:
Bugün Murat Çekiç’in doğum günü: Arkadaşlarımız tutsak, mücadelemiz ve dayanışmamız sürüyor! Bugün, insan hakları savunucusu, yol arkadaşımız Murat Çekiç’in doğum günü. Murat’ı her yıl olduğu gibi bu yıl da özlemle, sevgiyle ve birlikte yürüttüğümüz mücadelelerin sorumluluğuyla anıyoruz. Ancak bu yıl 2 Kasım’ı, insan hakları hareketinin ve sivil toplumun karşı karşıya bırakıldığı ağır baskıların gölgesinde karşılıyoruz. Murat Çekiç Derneği olarak her yıl Murat’ın doğum günü vesilesiyle sivil toplumun farklı alanlarından hak savunucularını bir araya getiren forumlar düzenliyor; eşitliği, özgürlüğü, adaleti, hakkaniyeti ve birlikte mücadele etmenin yollarını tartışıyorduk. Bu buluşmalar bizim için yalnızca Murat’ı anmanın değil, onun yaşamı boyunca emek verdiği insan hakları mücadelesini büyütmenin, farklı hak mücadeleleri arasında köprüler kurmanın ve ortak geleceğimizi birlikte düşünmenin bir yoluydu. Bu yıl forumumuzu 2 Kasım haftasında gerçekleştiremiyoruz. Çünkü birlikte mücadele ettiğimiz, derneğimizin yönetim kurulunda sorumluluk üstlenen iki arkadaşımız, Janset Kalan ve Nedime Erdoğan, 12 Eylül’de başlayan operasyonlar sonucunda tutuklu bulunuyor. 12 Eylül 2026 tarihinde başlayan ve kamuoyuna “Ailem Güvende” adıyla duyurulan operasyonlar, Türkiye’de LGBTİ+’ların varoluşlarını, örgütlenmelerini ve hak savunuculuğu faaliyetlerini hedef alan kapsamlı bir baskı sürecine dönüştü. LGBTİ+ örgütlerinin internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildi; dernek binaları ve evler basıldı, dijital materyallere el konuldu, çok sayıda hak savunucusu gözaltına alındı ve tutuklandı. Kaos GL Derneği’nin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin tutuklanması, bu sürecin en ağır sonuçlarından biri oldu. Derneğimizin yönetim kurulu üyeleri Janset Kalan ve Nedime Erdoğan da Kaos GL’de üstlendikleri sorumluluklar nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında özgürlüklerinden mahrum bırakıldı. Kaos GL Avukatların kamuoyuyla paylaştığı bilgilere göre, kırk günü aşkın süre boyunca iddianame hazırlanmadan sürdürülen tutukluluğa, cezaevlerinde kötü muamele, tehdit, mahremiyet ihlalleri ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan engeller eşlik etti. Bu iddiaların etkili ve bağımsız biçimde soruşturulması, sorumluların hesap vermesi ve hak ihlallerinin derhal sonlandırılması gerekiyor. İfade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, örgütlenme özgürlüğünün ve insan hakları savunuculuğunun suçlama konusu yapılması kabul edilemez. Tutukluluğun bir cezalandırma ve sindirme aracına dönüştürülmesi, yalnızca tutuklanan kişilerin haklarını değil, toplumun bütününün demokratik haklarını tehdit etmektedir. Bu saldırı yalnızca LGBTİ+ örgütlerine yönelik değildir. Bu saldırı, sivil toplumun çoğulculuğuna, bağımsızlığına ve birlikte hareket etme kapasitesine yöneliktir. LGBTİ+’lar yalnızca LGBTİ+ örgütlerinde var olmazlar. Kadın hareketinin, sendikaların, meslek örgütlerinin, ekoloji mücadelesinin, barış hareketinin, kültür ve sanat alanının, akademinin, sosyal hizmetlerin ve insan hakları örgütlerinin ayrılmaz bir parçasıdırlar. Bu alanlarda çalışan, sorumluluk üstlenen, dayanışmayı büyüten, kurumlar kuran ve ortak mücadeleler geliştiren insanlardır. LGBTİ+’ları sivil toplumun geri kalanından ayrı, yalnızca kendi hakları için mücadele eden bir topluluk olarak görmek, hem insan hakları hareketinin tarihini hem de bugünkü dayanışma ilişkilerini görmezden gelmektir. LGBTİ+ hareketinin kazanımları da mücadelesi de Türkiye’deki demokrasi ve insan hakları mücadelesinin ortak birikiminin parçasıdır. Janset Kalan ve Nedime Erdoğan’ın hem Kaos GL’nin hem de Murat Çekiç Derneği’nin yönetiminde sorumluluk üstlenmeleri bunun somut örneklerinden biridir. Nedime’nin LGBTİ+ aileleriyle yürüttüğü dayanışma, Janset’in trans hakları ve insan hakları mücadelesindeki emeği, farklı örgütlenmelerin birbirini nasıl beslediğini göstermektedir. Arkadaşlarımızın tutuklanması, yalnızca bir örgütün faaliyetlerini değil, içinde yer aldıkları bütün dayanışma ilişkilerini ve ortak çalışmalarımızı etkilemektedir. Bir insan hakları savunucusunu hedef almak, onun birlikte mücadele ettiği insanları, emek verdiği örgütleri ve kurduğu dayanışma ilişkilerini de hedef almak demektir. Bugün Kaos GL’nin yönetim ve denetim kurullarına yönelen baskının yarın başka bir hak örgütüne, sendikaya, meslek kuruluşuna veya sivil toplum inisiyatifine yönelmeyeceğinin hiçbir güvencesi yoktur. Bu nedenle yaşananları yalnızca LGBTİ+ hareketinin sorunu olarak değerlendirmek, örgütlenme özgürlüğüne yönelik tehdidin kapsamını daraltmak anlamına gelir. Murat Çekiç’in yaşamı ve mücadelesi bize tam da bunun tersini hatırlatıyor. Murat’ın ardından kurduğumuz derneğin temelinde, insan haklarının birbirinden ayrılamayacağına, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin farklı toplumsal kesimlerin dayanışmasıyla güçleneceğine duyduğumuz inanç var. Murat’ı anmak bizim için yalnızca geçmişe dönmek değil; onunla birlikte kurduğumuz ilişkileri, paylaştığımız değerleri ve savunduğumuz hakları bugünün koşullarında yaşatmak anlamına geliyor. Murat Çekiç, aynı zamanda Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği’nin (SPoD) kurucularından biriydi. Bugün SPoD’un kuruluşunda birlikte mücadele ettiği arkadaşlarından bazılarının tutuklu yargılanıyor olması, Murat’ın yaşamı boyunca savunduğu hak ve özgürlüklerin nasıl bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu da gösteriyor. Murat bugün aramızda olsaydı, belki de kurucusu olduğu dernekte birlikte yol yürüdüğü arkadaşları gibi özgürlüğünden mahrum bırakılmış olacaktı. Bu ihtimalin kendisi bile Türkiye’de insan hakları savunuculuğunun nasıl kriminalize edildiğini ve LGBTİ+ hareketine yönelen baskının yalnızca bugünü değil, yılların ortak mücadelesini ve birikimini de hedef aldığını ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yıl doğum günü vesilesiyle düzenlediğimiz forumda hakkaniyeti konuşmuştuk. Bugün ise hakkaniyetin, adaletin ve özgürlüğün ne kadar yaşamsal olduğunu arkadaşlarımızın yokluğunda bir kez daha görüyoruz. İnsan haklarını savunmanın bedelinin özgürlükten yoksun bırakılmak olduğu bir ülkede, hakkaniyeti yalnızca tartışmak değil, onu herkes için talep etmek zorundayız. Bugün Murat’ın doğum gününde bir forum salonunda yan yana gelemiyoruz. Ama bu yokluk, söyleyecek sözümüzün tükendiği anlamına gelmiyor. Aksine, neden bir araya gelmeye, birbirimizin haklarını savunmaya ve ortak mücadelemizi sürdürmeye ihtiyaç duyduğumuzu daha güçlü biçimde hatırlatıyor. Murat Çekiç Derneği olarak Janset Kalan, Nedime Erdoğan ve Kaos GL’nin tutuklu yönetim ve denetim kurulu üyeleri başta olmak üzere, hak savunuculuğu ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakılan herkesin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. LGBTİ+ örgütlerine yönelik erişim engellerinin kaldırılması, derneklerin faaliyetlerini özgürce sürdürebilmesi, cezaevlerinde yaşandığı bildirilen hak ihlallerinin sonlandırılması ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması çağrısında bulunuyoruz. Aynı zamanda bütün sivil toplum örgütlerini, insan hakları savunucularını, demokratik kitle örgütlerini ve meslek kuruluşlarını bu sürece karşı ortak sorumluluk almaya davet ediyoruz. Çünkü LGBTİ+’ların örgütlenme özgürlüğünü savunmak, herkesin örgütlenme özgürlüğünü savunmaktır. LGBTİ+ hak savunucularının özgürlüğünü savunmak, sivil toplumun özgürlüğünü savunmaktır. Bugün Murat’ın doğum günü. Onu özlüyoruz. Janset’i, Nedime’yi ve tutsak bütün arkadaşlarımızı aramızda görmek istiyoruz. Murat’ın anısını yaşatmanın en anlamlı yolunun, onun da parçası olduğu insan hakları mücadelesini sürdürmek olduğuna inanıyoruz. Bu yıl bir araya gelemediğimiz forumun bıraktığı boşluğu, daha güçlü bir dayanışmayla dolduracağız. Murat’ın doğum gününü kutlarken, arkadaşlarımızın özgürlüğüne kavuşacağı, yeniden yan yana gelip tartışabileceğimiz, birlikte üretebileceğimiz ve özgürce örgütlenebileceğimiz günler için mücadele etmeye devam edeceğiz. Murat Çekiç’i sevgiyle, özlemle ve mücadelemizde yaşatıyoruz. Janset’e, Nedime’ye ve bütün tutsak arkadaşlarımıza özgürlük! |
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
