23/09/2026 | Yazar: Kaos GL
“Ailem Güvende” operasyonlarının ardından LGBTİ+ hak savunucuları “Özgürlük İstiyoruz” kampanyasını başlattı. Kampanya, tutuklananların serbest bırakılması, baskı ve sansürün son bulması için dayanışma çağrısı yaptı.
LGBTİ+’lara yönelik “Ailem Güvende” operasyonlarının ardından hak savunucuları bir araya gelerek Özgürlük İstiyoruz Kampanya Grubu’nu kurdu. “Her yer zindan, özgürlük istiyoruz!” sloganıyla başlatılan kampanya, tutuklananlarla dayanışmayı büyütme, hedef alınan LGBTİ+ örgütlerinin sesini duyurma ve operasyonlara ilişkin gelişmeleri kamuoyuna aktarma çağrısı yaptı.
Kampanya Grubu, 12 Eylül’de LGBTİ+ örgütlerinin, yayınlarının ve topluluklarının internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engelleriyle başlayan sürecin, ertesi gece evlere, derneklere ve işletmelere yönelik baskınlarla devam ettiğini hatırlattı. Açıklamada, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Aydın merkezli operasyonlarda açıklanan verilere göre 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatıldığı belirtildi.
Paylaşılan verilere göre İstanbul’da 20, Ankara’da 13, İzmir’de 16, Mersin’de 28 ve Aydın’da beş olmak üzere toplam 82 kişinin tutuklandığını belirten grup, tutuklananlar arasında dernek yöneticileri ve üyeleri, gazeteciler, hak savunucuları ve trans kadınların bulunduğunu kaydetti. Operasyonlara karşı düzenlenen protestolarda ise yaklaşık 130 kişinin gözaltına alındığı aktarıldı.
“Hedef alınan, aynı zamanda dayanışma ve destek ağlarımız”
Açıklamada, soruşturmalarda haberlerin, sosyal medya paylaşımlarının ve hak savunuculuğu faaliyetlerinin suçlamalara konu edildiğine dikkat çekildi. LGBTİ+ örgütlerine yönelik erişim engellerinin insan hakları örgütleri, basın kuruluşları ve meslek örgütlerinin hesaplarına da genişlediği belirtilerek, “Böylece hem hak savunucuları hedef alındı hem de onların seslerini duyurabilecekleri kanallar daraltıldı” denildi.
Kampanya Grubu, hedef alınan derneklerin LGBTİ+’ların hukuki ve psikososyal danışmanlığa, sağlık alanında güvenilir bilgiye ve akran dayanışmasına ulaşabildiği destek mekanizmaları olduğunu vurguladı:
“Derneklerimiz; ayrımcılığa uğrayanların başvurabildiği, şiddet karşısında destek aradığı, hukuki ve psikososyal danışmanlığa, sağlıkla ilgili güvenilir bilgiye ve akran dayanışmasına ulaşabildiği yerler.”
Dernek çalışanları ve yöneticilerinin tutuklanmasının ve iletişim kanallarının engellenmesinin bu desteklere ihtiyaç duyan kişileri de doğrudan etkilediği belirtilirken, HIV alanında çalışan örgütlerin hedef alınmasının danışmanlığa erişim ve mahremiyet açısından ayrıca kaygı yarattığı ifade edildi.
“Hepimiz güvendeysek ailemiz güvende”
“Ailem Güvende” söylemine karşı “Hepimiz güvendeysek ailemiz güvende” diyen kampanya grubu, güvenlik ve aile kavramlarına ilişkin taleplerini şöyle ifade etti:
“Güvenliği; şiddetten uzak yaşayabilmekte, barınabilmekte, güvenceli çalışabilmekte, sağlık hizmetlerine ulaşabilmekte ve ayrımcılığa uğramadan kendimiz olabilmekte arıyoruz. Yoksulluğun, şiddetin ve güvencesizliğin karşısında herkes için eşitlik ve adalet istiyoruz.”
Basın çalışanlarına çağrı
Kampanya, basın çalışanları, yayın kuruluşları, bağımsız gazeteciler ve influencerlara da çağrı yaptı. Gazetecilerden 12 Eylül’den bu yana yaşananları bütünlüklü biçimde ele almalarını, tutuklama ve yargı süreçlerini takip etmelerini, cezaevlerindeki hak ihlali bildirimlerini araştırmalarını ve erişim engellerini haberleştirmelerini istedi.
Açıklamada, haberlerde hedef alınanların, avukatların ve hak örgütlerinin sözlerine de yer verilmesi ve suçlamaların kesinleşmiş olgular gibi aktarılmaması çağrısı yapıldı.
Kampanya Grubu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Tutuklanan arkadaşlarımızın özgürlüğünü, baskıların ve sansürün son bulmasını istiyoruz. Sözümüzü, mücadelemizi ve dayanışmamızı büyütmek için buradayız.”
“Her yer zindan, özgürlük istiyoruz!” LGBTİ+’lara yönelik baskılara karşı dayanışmayı büyütüyoruz. 12 Eylül 2026’da başlayan, LGBTİ+ derneklerini, hak savunucularını ve trans kadınları hedef alan “Ailem Güvende” operasyonlarının ardından bir araya gelerek Özgürlük İstiyoruz Kampanya Grubu’nu oluşturduk. Gözaltına alınan ve tutuklanan arkadaşlarımızla dayanışmak, hedef alınan örgütlerimizin yanında durmak, yaşananları kamuoyuna duyurmak ve özgürlük talebimizi birlikte yükseltmek için buradayız. Basın çalışanlarını, yayın kuruluşlarını, bağımsız gazetecileri ve influencerları bu süreçte yaşananları görünür kılmaya çağırıyoruz. Operasyonların kapsamının, tutuklamaların, dijital karartmanın ve bütün bunların gündelik hayatlarımız üzerindeki etkilerinin kamuoyuna aktarılmasını; arkadaşlarımızın ve örgütlerimizin seslerinin duyulmasını istiyoruz. 12 Eylül’den bu yana neler yaşandı?12 Eylül’de LGBTİ+ örgütlerinin, yayınlarının ve topluluklarının internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engelleriyle başlayan süreç, 13 Eylül’e bağlanan gece evlere, derneklere ve işletmelere yönelik baskınlarla devam etti. Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Aydın merkezli olarak 15 ile yayılan operasyonlarda, açıklanan bilgilere göre 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatıldı. Aralarında HIV alanında çalışan iki derneğin de bulunduğu sivil toplum kuruluşları hedef alındı. Paylaşılan bilgilere göre İstanbul’da 20, Ankara’da 13, İzmir’de 16, Mersin’de 28 ve Aydın’da beş kişi olmak üzere toplam 82 kişi tutuklandı. Dernek yöneticileri ve üyeleri, gazeteciler, hak savunucuları ve trans kadınlar özgürlüklerinden mahrum bırakıldı. Operasyonları protesto etmek ve gözaltındaki kişilerle dayanışmak için bir araya gelenlere yönelik müdahalelerde yaklaşık 130 kişi gözaltına alındı. İstanbul, Ankara ve İzmir’in yanı sıra Kocaeli, Antalya ve Çanakkale gibi kentlerde de dayanışma eylemleri ve basın açıklamaları gerçekleştirildi. Soruşturmalarda haberler, sosyal medya paylaşımları ve hak savunuculuğu faaliyetleri suçlamalara konu edildi. Bir dizideki öpüşme sahnesini konu alan haberden LGBTİ+ hareketine ilişkin gazetecilik çalışmalarına kadar çeşitli içerikler “müstehcenlik” iddiasıyla dosyaya koyuldu. Derneklerin yasal ve denetime tabii olan uluslararası kaynakları ise kamuoyunda suç şüphesi uyandıracak bir dille dijital alanda dolaşıma sokuldu ve dosyalarda sunuldu. Dijital sansür de LGBTİ+ örgütleriyle sınırlı kalmadı. İnsan hakları örgütlerinin, basın kuruluşlarının ve meslek örgütlerinin hesaplarına yönelik erişim engelleri, yaşananlara ilişkin bilgiye ulaşmayı ve dayanışma çağrılarını yaygınlaştırmayı zorlaştırdı. Böylece hem hak savunucuları hedef alındı hem de onların seslerini duyurabilecekleri kanallar daraltıldı. Hedef alınan, aynı zamanda dayanışma ve destek ağlarımızDerneklerimiz; ayrımcılığa uğrayanların başvurabildiği, şiddet karşısında destek aradığı, hukuki ve psikososyal danışmanlığa, sağlıkla ilgili güvenilir bilgiye ve akran dayanışmasına ulaşabildiği yerler. Evinden uzaklaştırılan, işyerinde ayrımcılığa uğrayan, barınma sorunu yaşayan ya da yalnızlaştırılan pek çok kişi için bu ağlar hayati önem taşıyor. Dernek çalışanlarının ve yöneticilerinin tutuklanması, dijital iletişim kanallarının engellenmesi ve çalışmalarının hedef gösterilmesi, bu desteğe ihtiyaç duyan insanların hayatını da doğrudan etkiliyor. HIV alanındaki örgütlerin hedef alınması ise danışmanlığa erişim ve mahremiyet bakımından ayrıca kaygı yaratıyor. Hepimiz güvendeysek ailemiz güvendeBizler bu toplumun çocukları, kardeşleri, ebeveynleri, komşuları ve çalışma arkadaşlarıyız. Kendi seçtiğimiz ailelerle, bizi destekleyen yakınlarımızla ve dayanışma içinde olduğumuz insanlarla hayat kuruyoruz. Eşit ve özgür yaşama talebimiz, bu hayatların güvencesidir. Güvenliği; şiddetten uzak yaşayabilmekte, barınabilmekte, güvenceli çalışabilmekte, sağlık hizmetlerine ulaşabilmekte ve ayrımcılığa uğramadan kendimiz olabilmekte arıyoruz. Yoksulluğun, şiddetin ve güvencesizliğin karşısında herkes için eşitlik ve adalet istiyoruz. LGBTİ+’ların hedef gösterilmesine, hak savunuculuğunun suç gibi sunulmasına ve dayanışma ağlarımızın dağıtılmasına itiraz ediyoruz. Basından ne istiyoruz?Gazetecileri ve yayın kuruluşlarını, 12 Eylül’den bu yana yaşananları bütünlüklü biçimde ele almaya; tutuklamaları ve yargı süreçlerini takip etmeye, cezaevi koşullarına ilişkin hak ihlali bildirimlerini araştırmaya, erişim engellerini ve dernek faaliyetlerine yönelik baskıları haberleştirmeye davet ediyoruz. Haberlerde resmî açıklamaların yanında hedef alınanların, avukatların ve hak örgütlerinin sözlerine yer verilmesini; suçlamaların kesinleşmiş olgular gibi aktarılmamasını; kişilerin mahremiyetini koruyan, ayrımcılığı ve damgalamayı yeniden üretmeyen bir dil kullanılmasını istiyoruz. Derneklerimizin hangi ihtiyaçlara yanıt verdiğinin ve çalışmalarının engellenmesinin kimleri nasıl etkilediğinin de anlatılmasını önemsiyoruz. Kampanyamızın kuruluşunu haberleştirerek, çağrılarımızı ve iletişim kanallarımızı paylaşarak dayanışmanın daha fazla insana ulaşmasına katkı sunabilirsiniz. Bilgi, görüşme ve haber talepleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Tutuklanan arkadaşlarımızın özgürlüğünü, baskıların ve sansürün son bulmasını istiyoruz. Sözümüzü, mücadelemizi ve dayanışmamızı büyütmek için buradayız. Özgürlük İstiyoruz Kampanya Grubu E-posta: ozgurlukistiyoruzkampanyagrubu@gmail.com Instagram: @ozgurlukistiyoruzkampanya |
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
