23/10/2026 | Yazar: Kaos GL
Kaos GL avukatları, Sincan Cezaevi’nde üç tutsak kişinin can güvenliği nedeniyle nakledildiğini, bir kişinin çıplak muayeneye, üç kişinin ise tehdit ve hakaretlere maruz bırakıldığını açıkladı. Trans tutsakların hormon tedavilerine erişimi engellenirken 40 günü aşkın süredir iddianame hazırlanmadı.
12 Eylül’de “Ailem Güvende” adıyla başlatılan operasyonlarda LGBTİ+ dernekleri ve hak savunucuları hedef alındı. Çok sayıda LGBTİ+ gözaltına alınırken dernek yöneticileri, aktivistler ve gazeteciler tutuklandı. LGBTİ+ örgütlerinin ofislerine polis baskınları düzenlendi, dijital materyallere el konuldu, internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildi.
Operasyonların Ankara ayağında 13 Eylül’ün ilk saatlerinde Kaos GL Derneği’nin ofisi basıldı. Bilgisayarlara el konulurken derneğin yönetim ve denetim kurullarının mevcut ve yedek üyeleri gözaltına alındı. Yedek üyeler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, mevcut yönetim ve denetim kurulu üyeleri ise tutuklandı.
Kaos GL’nin yönetim ve denetim kurullarında yer alan LGBTİ+ hak savunucuları Janset Kalan, Nedime Erdoğan, Umut Derin, Selin Berghan, Burçin ve Metin ile gazeteci Tuğba Tekerek, bir ayı aşkın süredir Sincan Cezaevi’nde tutsak.
Operasyonların üzerinden 40 günü aşkın süre geçmesine rağmen hak savunucuları ve gazeteci Tuğba Tekerek hakkında henüz iddianame hazırlanmadı. Tutsaklık süreci devam ederken Sincan Cezaevi Kampüsü’nde tecrit, kötü muamele, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi ve can güvenliği sorunları yaşanıyor.
Üç kişi can güvenlikleri sağlanamadığı için başka cezaevine nakledildi
Kaos GL avukatlarının paylaştığı bilgiler göre; Sincan Cezaevi Kampüsü’nde tutulan Kaos GL yöneticileri ve hak savunucularının bir arada kalma talepleri cezaevi idaresi tarafından karşılanmadı. Tutsakların bir bölümü günlerce tecrit ve izolasyon koşullarında tutuldu.
İlk yerleştirildikleri cezaevinde üç kişinin can güvenliği sağlanamadı. Bunun üzerine üç tutsak, aynı kampüs içerisinde bulunan başka bir cezaevine nakledildi.
Cezaevinde tutulan hak savunucularının güvenlik sorunları, nakil kararlarının yanı sıra infaz koruma memurlarının davranışlarıyla da gündeme geldi. Kaos GL tutsaklarından biri, ilk gönderildiği cezaevinde hekim gözetiminde çıplak muayeneye maruz bırakıldı. Aynı cezaevinde üç kişi ise infaz koruma memurlarının hakaret ve tehditleriyle karşılaştı.
Trans tutsakların hormon tedavilerine erişimi engelleniyor
Cezaevinde bulunan trans aktivistlerin hormon tedavilerine ve temel sağlık hizmetlerine erişiminde de engeller yaşanıyor.
Trans tutsakların hormon tedavilerine erişimi engelleniyor veya geciktiriliyor. Sağlık hizmetlerindeki aksamaların yanı sıra trans tutsakların özel ihtiyaçlarının karşılanmaması ve can güvenliklerinin sağlanamaması da cezaevi koşullarına ilişkin sorunlar arasında.
Zorla kan ve idrar testi, telefonların ve kişisel fotoğrafların incelenmesi
Hak ihlalleri cezaevindeki uygulamalarla sınırlı kalmadı. Soruşturma aşamasında Kaos GL yöneticileri ve hak savunucuları, avukatlarına haber verilmeden ve soruşturmayla ilgisi bulunmadığı belirtilen işlemler kapsamında zorla kan ve idrar testlerine götürüldü.
Kişilerin telefon içerikleri, özel hayatlarına ilişkin bilgileri ve kişisel fotoğrafları da soruşturma kapsamında incelendi.
40 günü aşkın süredir iddianame hazırlanmadı
Kaos GL yöneticileri, hak savunucuları ve gazeteci Tuğba Tekerek’in tutsaklığı devam ederken soruşturmanın üzerinden 40 günü aşkın süre geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadı.
Soruşturma kapsamında yöneltilen suçlamaların temelini Kaos GL’nin sosyal medya paylaşımları, gazetecilik faaliyetleri ve derneğin yasal fon kaynakları oluşturuyor.
Emniyet sorgularında hak savunucularına Kaos GL’nin Instagram paylaşımları, fon kaynakları ve haber içerikleri soruldu. Suçlamalara konu edilen paylaşımlar arasında daha önce İçişleri Bakanlığı denetimlerinin yapıldığı dönemlerde yayımlanan içerikler de bulunuyor.
Bir buçuk yıldır erişilemeyen içerikler suçlama konusu yapıldı
Kaos GL yöneticileri ve gazeteci Tuğba Tekerek’in tutuklanmalarına gerekçe gösterilen sosyal medya paylaşımları, haber ve yazı içeriklerinden oluşuyor.
Ancak soruşturmada “müstehcenlik” iddiasına konu edilen içeriklerin bulunduğu KaosGL.org sitesine ve sosyal medya hesaplarına Türkiye’den bir buçuk yılı aşkın süredir erişilemiyor. Erişim engelleme kararları ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kısıtlamaları nedeniyle erişilemeyen internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının durumu, soruşturma dosyasındaki araştırma raporuna da yansıdı.
Avukatlar, kolluk kuvvetlerinin söz konusu içeriklere VPN kullanarak eriştiğini düşündüklerini belirtiyor.
Olası mahkûmiyette bile uygulanmayabilecek hapis cezası, tutuklulukla fiilen uygulanıyor
Hak savunucularına yöneltilen “müstehcenlik” suçlaması kapsamında altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Kaos GL avukatları, isnat edilen fiillerin suç oluşturmadığını ve öngörülen ceza sınırı bakımından tutuklama yasağı bulunduğunu belirtiyor.
Suçlamanın nitelikli halinde dahi kapalı cezaevinde infazın söz konusu olmayacağı vurgulanırken hak savunucuları, olası bir mahkûmiyet halinde fiilen karşılaşmayabilecekleri bir özgürlükten yoksun bırakma yaptırımına tutukluluk yoluyla maruz kalıyor.
40 günü aşkın süredir iddianame hazırlanmaması nedeniyle hak savunucuları ve gazeteci Tuğba Tekerek henüz kendilerine yöneltilen suçlamalara karşı mahkeme önünde savunma yapamadı.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, dava, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, müstehcenlik
