02/10/2026 | Yazar: Kaos GL
MLSA Hukuk Birimi, Tar’ın yaklaşık 100 günlük tutukluluğunu AİHM’e taşıdı; başvuruda kişi özgürlüğü, özel hayat, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği belirtildi.
MLSA Hukuk Birimi, Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yaklaşık 100 gün tutuklu kalmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu.
Başvuruda Tar’ın tutuklanması ve tutukluluğunun sürdürülmesinin yanı sıra evinin aranması, dijital materyallerine el konulması, gazetecilik faaliyetleri ile barışçıl toplantı ve sivil toplum faaliyetlerinin suçlama konusu yapılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) kişi özgürlüğü ve güvenliği, özel hayat, ifade ve basın özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüğünü güvence altına alan maddelerini ihlal ettiği belirtildi. Haklara getirilen kısıtlamaların AİHS’nin 18. maddesindeki “amaç dışı kullanım yasağına” da aykırı olduğu savunuldu.
Suçlamaya 2012 ve 2013 tarihli görüşmeler dayanak yapıldı
Tar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17 Şubat 2025’te “örgüt üyeliği” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Ertesi sabah Tar’ın Ankara’daki evine polis baskını düzenlendi; telefonu, dizüstü bilgisayarı, ses kayıt cihazı, flash belleği ve diğer dijital materyallerine el konuldu. Tar gözaltına alınarak İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.
MLSA’nın haberine göre, Tar hakkındaki suçlamaların temelini 2012-2013 yıllarına ait telefon görüşmeleri, kendisine gönderilen iki SMS ve bir ortam dinlemesi kaydı oluşturdu. AİHM başvurusunda bu kayıtların üniversite etkinlikleri, barışçıl gösteriler, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) toplantıları ve gazetecilik faaliyetleriyle ilgili olduğu belirtildi.
Tar, 19 Şubat 2025’teki kolluk ifadesinde kayıtların önemli bir bölümünün yaklaşık 13 yıl öncesine ait olduğunu, bazı görüşmeleri ayrıntılı olarak hatırlamadığını ve kayıtlarda şiddet, örgütsel talimat veya silahlı bir örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösteren bir unsur bulunmadığını söyledi.
Başvuruda Tar’ın 2012’de HDK’nin birkaç toplantısına gazeteci veya katılımcı olarak katıldığı, 2013’ten itibaren ise HDK toplantılarına katılmadığı aktarıldı. HDK hakkında verilmiş bir kapatma kararı veya HDK’nin PKK/KCK’nin bir parçası olduğuna ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığı da kaydedildi.
Gazetecilik faaliyetleri de dosyaya girdi
Tar, 22 Şubat 2025’te İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı. Kararda Tar’ın “HDK toplantılarına yoğun şekilde katıldığı” değerlendirmesine yer verildi. Avukatları ise birkaç toplantıya katılımın “yoğun” faaliyet olarak nitelendirilemeyeceğini ve Tar’ı silahlı bir örgütün hiyerarşik yapısına bağlayan güncel ve somut delil bulunmadığını belirtti.
AİHM başvurusunda, suçlamaya dayanak yapılan bazı iletişim kayıtlarının doğrudan gazetecilik faaliyeti olduğu da vurgulandı. Tar’ın 26 Ekim 2012’de gazeteci Ruken Tunçel’e Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrenci olayları hakkında, 1 Mayıs 2013’te ise 1 Mayıs’ı takip ederken gazeteci Derya Okatan’a DİSK Genel Merkezi’ne yönelik polis müdahalesi hakkında bilgi verdiği aktarıldı. İkinci görüşmedeki bilgilerin daha sonra bianet’te yayımlanan bir haberde kullanıldığı belirtildi.
Başvuruda bu görüşmelerde şiddet çağrısı, örgütsel talimat veya silahlı örgütle hiyerarşik bağ gösteren herhangi bir içerik bulunmadığı; Tar’ın öğrencilik döneminde katıldığı basın açıklamaları, üniversite etkinlikleri ve toplumsal gösterilerin de barışçıl nitelikte olduğu ifade edildi.
Yaklaşık 100 gün sonra tahliye edildi
MLSA Hukuk Birimi, Tar’ın tutukluluğunun devamına ilişkin kararlarda da kişisel durumuna özgü somut bir kaçma veya delilleri karartma riski ortaya konulmadığını; bunun yerine suçun niteliği, cezanın ağırlığı ve mevcut delil durumu gibi genel gerekçelerin tekrarlandığını belirtti.
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 8 Mayıs 2025’te yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara’ya gönderdi ve Tar’ın tutukluluğunun devamına hükmetti. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi ise 30 Mayıs 2025’te Tar’ın tahliyesine karar verdi. Tar böylece yaklaşık 100 gün tutuklu kaldı.
MLSA, AİHM başvurusunda AİHS’nin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını düzenleyen 5. maddesi, özel hayata saygı hakkını düzenleyen 8. maddesi, ifade ve basın özgürlüğüne ilişkin 10. maddesi ile toplantı ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin 11. maddesinin ihlal edildiğini savundu. Başvuruda ayrıca 5, 10 ve 11. maddelerle bağlantılı olarak, haklara getirilen kısıtlamaların amaç dışı kullanılmasını yasaklayan 18. maddenin ihlal edildiği belirtildi.
Tar hakkında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla açılan dava Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.
Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
