08/10/2026 | Yazar: Kaos GL
Özgürlük İstiyoruz kampanyasına desteğini duyuran İHD, “Ceza hukuku araçları LGBTİ+ varoluşunu, örgütlenmesini, dayanışmasını ve insan hakları mücadelesini kriminalize etmenin aracına dönüştürülmüştür” dedi.
İnsan Hakları Derneği (İHD), 12 Eylül’de başlayan “Ailem Güvende” operasyonlarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Operasyonlar kapsamında LGBTİ+ örgütlerinin, HIV alanında çalışan hak örgütlerinin, trans kadınların, gazetecilerin, akademisyenlerin, avukatların ve hak savunucularının hedef alındığını belirten İHD, tutuklamalara, dernek baskınlarına ve erişim engellerine tepki gösterdi.
İHD, operasyonların siyasi nitelik taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İnsan Hakları Derneği olarak açıkça ifade ediyoruz: Bu operasyon hukuki değil, siyasidir. Ceza hukuku araçları LGBTİ+ varoluşunu, örgütlenmesini, dayanışmasını ve insan hakları mücadelesini kriminalize etmenin aracına dönüştürülmüştür.”
“Aileleri tehdit eden LGBTİ+’lar değil”
Operasyonların “ailenin korunması” söylemiyle gerekçelendirilmesine tepki gösteren İHD, ailelerin karşı karşıya olduğu ekonomik ve toplumsal sorunlara dikkat çekti.
Açıklamada, “Aileleri tehdit eden LGBTİ+’lar değil; derin yoksulluk, ekonomik güvencesizlik, çocuk işçiliği, kadınların aile içinde öldürülmesi, şiddet ve çocukların ancak kendilerine biçilen kimliklere uydukları ölçüde kabul gördükleri koşullu sevgi anlayışıdır” denildi.
Trans kadınların çalışma yaşamından, barınma hakkından ve sosyal güvenlik mekanizmalarından dışlanmasına da değinen İHD, bu dışlanmanın sonuçlarının ceza hukuku aracılığıyla kriminalize edilmesini eleştirdi:
“Devletin görevi ayrımcılığın sonuçlarını cezalandırmak değil, ayrımcılığın kendisini ortadan kaldırmak ve eşit yurttaşlığı güvence altına almaktır.”
“Uluslararası hibelerden yararlanmak yasa dışı değildir”
İHD, operasyonlar kapsamında LGBTİ+ derneklerinin uluslararası fonlarının soruşturmalara konu edilmesine de tepki gösterdi.
5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 21. maddesinin derneklerin yurt dışından yardım almasını düzenlediğini hatırlatan İHD, kamu kurumlarının da uluslararası hibe programlarından yararlandığına dikkat çekti.
Açıklamada şöyle denildi:
“Kamu kurumları açısından meşru kabul edilen bu kaynakların hak örgütleri söz konusu olduğunda ‘suç finansmanı’ algısıyla sunulması, sivil toplumu şüpheli ve gayrimeşru göstermeye yönelik bir kriminalizasyon pratiğidir.”
“LGBTİ+ mahpuslara yönelik ayrımcı uygulamalar sona erdirilmeli”
İHD, operasyonlar kapsamında tutuklanan LGBTİ+’ların cezaevlerinde karşılaştığı hak ihlallerine de dikkat çekti. LGBTİ+ mahpusların ayrımcı muamele, tecrit, mahremiyet ihlalleri, kötü muamele ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Tutuklanan LGBTİ+’ların ve hak savunucularının derhal serbest bırakılmasını isteyen İHD, LGBTİ+ kimliğinin, örgütlenmenin ve hak savunuculuğunun kriminalize edilmesine son verilmesi çağrısı yaptı. Dernek ayrıca cezaevlerinde LGBTİ+ mahpuslara yönelik ayrımcı uygulamaların ve kötü muamelenin sona erdirilmesini talep etti.
İHD, açıklamasını Özgürlük İstiyoruz kampanyasına desteğini duyurarak tamamladı:
“İnsan Hakları Derneği olarak tutuklananların özgürlüğü ve LGBTİ+’lara yönelik baskıların sona ermesi talebiyle yürütülen Özgürlük İstiyoruz kampanyasını desteklediğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
