28/09/2026 | Yazar: Kaos GL

“Müstehcenlik, genel ahlak, yakın tehlike gibi kavramların içi de iktidarın o dönemki keyfine ve buna paralel yargı pratiklerine göre doldurulur.”

Gökçer Tahincioğlu yazdı: “Müstehcenlik, genel ahlak ve diğer ahlaki şeyler” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Gazeteci Gökçer Tahincioğlu, T24’te yayımlanan “Müstehcenlik, genel ahlak ve diğer ahlaki şeyler” başlıklı yazısında, Türkiye’de “müstehcenlik” ve “genel ahlak” gibi sınırları belirsiz kavramların yargı ve idare tarafından kullanımını değerlendirdi. Tahincioğlu, Kaos GL dergisinin 2006’da toplatılmasından “Ailem Güvende” operasyonlarına uzanan sürece dikkat çekti.

Tahincioğlu, Türkiye’de mevzuatta yer alan “terör”, “müstehcenlik”, “genel ahlak” ve “yakın tehlike” gibi kavramların sınırlarının belirsiz bırakıldığını belirtti.

“Müstehcenlik, genel ahlak, yakın tehlike gibi kavramların içi de iktidarın o dönemki keyfine ve buna paralel yargı pratiklerine göre doldurulur.”

Tahincioğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in adliyelerde “dijital ortam güvenliği ve dezenformasyonla mücadele büroları” kurulacağı yönündeki açıklamasını da eleştirdi. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçunun soyut biçimde tanımlandığını belirten Tahincioğlu, yeni büroların haber ve fikirler üzerinde yeni müdahale olanakları yaratacağını ifade etti.

Kaos GL’nin 2006’da toplatılan dergisini hatırlattı

Tahincioğlu, yazısında Kaos GL’nin 2006 yılında yayımladığı bir derginin “genel ahlak” ve “müstehcenlik” gerekçeleriyle toplatılmasını hatırlattı. Derneğin dönemin başkanı ile yazı işleri müdürü hakkında da “müstehcenlik” gerekçesiyle dava açıldığını belirten Tahincioğlu, davanın beraatle sonuçlandığını ve derginin 5 yıl 7 ay sonra iade edildiğini aktardı.

Kaos GL’nin daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduğunu hatırlatan Tahincioğlu, AİHM’nin 2016 yılında Türkiye’nin hak ihlalinde bulunduğuna karar verdiğini belirtti. Tahincioğlu, AİHM’nin derginin tamamının toplatılması yerine çocukların erişiminin sınırlandırılması gibi daha ölçülü yöntemlerin uygulanabileceğini değerlendirdiğini; ayrıca hangi yazı veya görselin “genel ahlaka” aykırı ya da “müstehcen” olduğunun belirtilmediğine işaret ettiğini aktardı:

“‘Müstehcenlik’ de elbette diğer kavramlar gibi bilerek içi boş bırakılan, tanımlanmayan bir kavram. Günü geldiğinde istediğiniz gibi içini doldurabiliyorsunuz.”

“AİHM kararının üzerinden 10 yıl geçti”

Tahincioğlu, AİHM kararının üzerinden on yıl geçmesine rağmen “genel ahlak” ve “müstehcenlik” tanımlarının değiştirilmediğini belirterek son dönemde LGBTİ+ örgütlerine yönelik operasyonlarla geçmişteki uygulamalar arasında bağlantı kurdu:

“AİHM kararının üzerinden 10 yıl geçti. Türkiye, genel ahlak ve müstehcenlik tanımlarını değiştirmedi.”

Tahincioğlu, Kaos GL’den başlayarak çok sayıda derneğe baskın düzenlendiğini ve insanların tutuklandığını; cinsel sağlık ve psikiyatri alanında çalışan örgütlerin hesaplarının yanı sıra yüzlerce kişinin sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini yazdı.

Yaşananları “Yasaklar, engellemeler, soruşturmalar, tutuklamalar…” sözleriyle sıralayan Tahincioğlu, yeni kurumlar ve “siber vatan” söylemi üzerinden yeni yasaklama mekanizmaları oluşturulmaya çalışıldığını belirtti.

“Gerisi baskı ve sansürden ibaret kalıyor”

Yazısının devamında “ahlak” tartışmasını ekonomik eşitsizlik, servet edinme biçimleri, kumar, uyuşturucu ve dolandırıcılık üzerinden ele alan Tahincioğlu, “ahlaki çöküntünün” LGBTİ+’lara yönelik “müstehcenlik” ve “genel ahlak” tartışmalarında aranmasına karşı çıktı.

Tahincioğlu yazısını şu sözlerle tamamladı:

“Dezenformasyonu da bu büyük skandallara gözünü kapatan medyada aramaya başlarsak fena olmaz. Gerisi doğruyu arama çabası değil baskı ve sansürden ibaret kalıyor zira… Bütün bunlardan sonra da çocuklara kimin nasıl kötü örnek olduğunu tartışmaya başlayalım.”


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, siyaset, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, müstehcenlik
İstihdam