01/10/2026 | Yazar: Kaos GL
AKPM, Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik baskıları konu alan kararı 38 kabul, 11 ret ve 1 çekimser oyla kabul etti; tutuklananların serbest bırakılması, erişim engellerinin ve Onur Yürüyüşü yasaklarının kaldırılması çağrısı yaptı.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), “Türkiye’de LGBTİ kişilere ve hak savunucularına yönelik baskı ve hedefli saldırılar” başlıklı 2681 sayılı kararı bugün kabul etti. Eşitlik ve Ayrımcılıkla Mücadele Komitesi adına Britanyalı parlamenter Sam Rushworth’un raportörlüğünü yaptığı karar, Genel Kurul’da acil gündem kapsamında görüşüldü.
Karar 38 kabul, 11 ret ve 1 çekimser oyla Meclis’ten geçti. Ret oyu kullananlar arasında Türkiye’den AKP milletvekilleri ile İsveç ve Almanya’dan aşırı sağ partilerden parlamenterler de yer aldı.
AKPM: 12 Eylül’den bu yana koordineli ve giderek büyüyen bir kampanya yürütülüyor
Karar, 12 Eylül’de başlayan “Ailem Güvende” operasyonlarını merkeze aldı. AKPM, bu tarihten bu yana Türkiye’nin 15 ilinde LGBTİ+’lara, LGBTİ+ hakları alanında çalışan kişilere ve derneklere yönelik kitlesel gözaltı ve tutuklamalar, ev baskınları ve dijital kısıtlamaların “koordineli ve giderek büyüyen bir kampanya” kapsamında kullanıldığını belirtti.
Operasyonları protesto eden kişilerin de gözaltına alındığına dikkat çeken AKPM, yaşananları “ciddi ve devam eden bir baskı dalgası” olarak nitelendirdi ve Türkiye’deki LGBTİ+’lar ile hak savunucularıyla dayanışma içinde olduğunu açıkladı.
Kararda, “Ailem Güvende” adı altında “ailenin korunması” söyleminin LGBTİ+’lara ve hak savunucularına karşı kullanılmasından kaygı duyulduğu belirtildi. AKPM, yaşananların LGBTİ+’lara, hak savunucularına ve sivil toplum örgütlerine karşı “giderek daha örgütlü ve kurumsallaşmış bir kampanyaya” doğru geçişe işaret ettiğini kaydetti.
Meclis ayrıca “geleneksel aile değerlerinin korunması” gerekçesinin haklara yönelik orantısız sınırlamaları veya herhangi bir şiddet biçimini meşrulaştıramayacağını vurguladı. Kararda, “LGBTİ+’lara ve insan hakları savunucularına yönelik baskı, ailenin korunmasının tam tersidir” denildi.
Onur Yürüyüşü yasaklarının kaldırılması istendi
AKPM, Türkiye’de Onur Yürüyüşlerinin son on yıldır yasaklanmasını da kararına taşıdı. LGBTİ+’ların ve LGBTİ+ hareketinin görünürlüğünün, kimliklerinin ve varoluşlarının bir ifadesi olduğu için korunması gerektiğini belirten Meclis, barışçıl LGBTİ+ etkinliklerinin kamu düzeni gerekçesiyle yasaklanmasının ya da orantısız biçimde sınırlandırılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadıyla bağdaşmadığını hatırlattı.
Kararda LGBTİ+ haklarına yönelik saldırıların çoğu zaman başka gruplara yönelik saldırılardan önce geldiği ve “demokrasinin zayıflamasının bir işareti” olduğu değerlendirmesi de yer aldı. LGBTİ+’ların siyasi söylemlerde “günah keçisi” haline getirilmesini eleştiren AKPM, LGBTİ+ haklarının araçsallaştırılmasına son verilmesi çağrısı yaptı.
AKPM, “LGBTİ+’ların hakları insan haklarıdır ve aktivistlere yönelik baskılar Türkiye’de hukukun üstünlüğünü tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı.
“Demokratik gerilemenin daha da derinleştiğinin işareti”
AKPM, LGBTİ+’lara ve hak savunucularına yönelik mevcut sürecin Türkiye’deki daha geniş demokratik gerileme çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bununla birlikte Meclis, LGBTİ+ haklarına yönelik saldırıların kendi başına da ciddi insan hakları ihlalleri olduğunu ve hiçbir koşulda kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyesi olarak demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve temel özgürlükleri koruma yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan AKPM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade ve barışçıl toplanma özgürlüklerini güvence altına aldığını; cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelindeki ayrımcılığı da yasakladığını kaydetti.
Kararda Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinden duyulan endişe de yinelendi. Sözleşmenin LGBTİ+’lar dahil toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin tüm mağdurlarını koruduğunu belirten AKPM, Türkiye’yi İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden onaylamaya çağırdı.
Tutuklananların serbest bırakılması çağrısı
AKPM, kararın ardından Türkiye’ye yönelik bir dizi somut talep sıraladı. Meclis, Türkiye’den uluslararası yükümlülüklerine uymasını ve LGBTİ+ hakları savunucuları dahil insan hakları savunucularını korumasını istedi.
Kararda insan hakları çalışmaları, cinsel yönelimleri, cinsiyet kimlikleri veya LGBTİ+ haklarının korunmasına yönelik çalışmaları ya da bu çalışmaların finansmanı gerekçe gösterilerek tutulan herkesin derhal serbest bırakılması istendi.
Meclis ayrıca ifade, toplantı ve örgütlenme özgürlüklerinin kullanılmasına dayanan suçlamaların düşürülmesi; LGBTİ+’lara ve hak savunucularına yönelik baskı, yıldırma, taciz ve şiddetin gecikmeksizin sona erdirilmesi ve LGBTİ+ karşıtı yasaların kabul edilmemesi çağrısında bulundu.
Erişim engelleri kaldırılsın, kötü muamele önlensin
Kararda gözaltında ve cezaevinde bulunan kişilerin avukat yardımına erişiminin güvence altına alınması, kötü muameleden korunmaları ve adil yargılanma güvencelerinin sağlanması da Türkiye’ye yöneltilen talepler arasında yer aldı.
AKPM ayrıca LGBTİ+ hakları savunucuları dahil insan hakları savunucularına ait internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin kaldırılmasını istedi.
Türkiye’ye Onur Yürüyüşleri ve diğer LGBTİ+ etkinlikleri üzerindeki yasakları kaldırma ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulama çağrısı da yapıldı.
Kararın Türkiye’ye yönelik son çağrılarından biri ise LGBTİ+ karşıtı politika ve uygulamalar için “asılsız gerekçeler” kullanılmaması ve LGBTİ+’lara yönelik nefret söyleminin sona erdirilmesi oldu.
Üye ülkelere de LGBTİ+’larla dayanışma çağrısı
AKPM, Avrupa Konseyi üyesi ve gözlemci devletler ile parlamentoları Meclis’te gözlemci veya demokrasi ortağı statüsünde bulunan ülkelere de Türkiye’deki LGBTİ+’lara destek verme çağrısı yaptı.
Meclis, bu ülkelerden LGBTİ+’lara yönelik baskıları ve hedefli saldırıları kınamalarını, LGBTİ+ haklarının korunmasını uluslararası platformlarda ve Türkiye ile diplomatik ilişkilerinde gündeme getirmelerini istedi.
AKPM ayrıca Avrupa Konseyi’nin 2027-2032 dönemini kapsayan ilk LGBTİ+ Eşit Haklar Stratejisi’nin kabul edilmesini memnuniyetle karşıladı ve stratejinin uygulanması çağrısında bulundu. Kararın son maddesinde ise eşitlik ve ayrımcılıkla mücadele, özellikle de LGBTİ+ haklarının korunması alanında çalışan sivil toplum örgütlerine destek ifade edildi. Meclis, Avrupa Konseyi üyesi devletlere bu örgütlerin çalışmalarını destekleme ve faaliyetleri için kaynak ayırma çağrısı yaptı.
Etiketler: insan hakları, kadın, nefret suçları, siyaset, dünyadan, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
