23/10/2026 | Yazar: Kaos GL

Özgürlük İstiyoruz Kampanyası operasyonları, “Suç icat etmeyi bırakın” diyerek duyurdu, “cinsiyetsizleştirme, genel ahlak ve müstehcenlik” gerekçeleriyle trans kadınların hedef alınmasına tepki gösterdi.

Ankara merkezli 7 ilde polis operasyonu: Çoğunluğu trans kadın 45 kişi gözaltına alındı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Ankara merkezli yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında çoğunluğunu trans kadınların oluşturduğu 45 kişi gözaltına alındı. Operasyonun ardından açıklama yapan Özgürlük İstiyoruz Kampanyası, gözaltılara tepki göstererek "Suç icat etmeyi bırakın" çağrısında bulundu.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği tarafından yürütülen operasyon; Diyarbakır, Mardin, Çankırı, İstanbul, Bolu ve Antalya illerini kapsadı.

"Cinsiyetsizleştirme" ve "müstehcenlik" gerekçesi

Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, gözaltına alınan kişilerin sosyal medya paylaşımlarının "genel ahlaka aykırı, aileyi, çocukları ve gençleri hedef alan veya gelişimlerini zedeleyici, cinsiyetsizleştirmeye teşvik edecek nitelikte ve kamu düzenini bozacak" içerikler barındırdığı öne sürüldü. Soruşturma kapsamında kişilere yönelik temel suçlamanın "müstehcenlik" olduğu belirtildi.

Hukuki süreci Pembe Hayat, Kırmızı Şemsiye ve Kaos GL derneklerinin avukatları yakından takip ediyor.

Özgürlük İstiyoruz Kampanyası: "Olmayan suçlar üzerinden hedef alınıyoruz"

Gözaltı dalgasının ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Özgürlük İstiyoruz Kampanyası, soruşturma gerekçelerine sert tepki gösterdi. Açıklamada, daha önce gerçekleştirilen "Ailem Güvende" operasyonu hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:

"Başsavcılık açıklamasında yer alan 'cinsiyetsizleştirmeye teşvik edecek nitelik' ifadesi, yasalarda yeri olmayan bir duruma işaret etmektedir. Tıpkı daha önceki operasyonlarda olduğu gibi, fiilen suç teşkil etmeyen gerekçelerle trans kadınlar doğrudan hedef alınmaktadır. 'Müstehcenlik' suçlaması, başta LGBTİ+'lar olmak üzere toplumun geneline yönelik bir baskı aracına dönüştürülmüştür."

"Sanal Devriye uygulaması hukuka aykırı"

Açıklamada ayrıca soruşturmanın dijital delil toplama aşamasında Sanal Devriye yönteminin kullanılmış olabileceğine dikkat çekildi. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 19 Şubat 2020 tarihli iptal kararına atıfta bulunulan metinde; polisin internet ortamında genel yetkiyle sanal devriye yürütmesinin Anayasa'ya aykırı bulunduğu, kişisel verilerin korunması ve demokratik toplum düzeni ilkeleri gereği polisin yalnızca somut savcılık talimatıyla belirli şahıslar üzerinde işlem yapabileceği vurgulandı.

Kampanya temsilcileri, sürecin takipçisi olacaklarını belirterek "Kriminalize edilmek istenen trans varoluşlarımız suç değildir" mesajıyla gözaltına alınanların serbest bırakılmasını talep etti.

Açıklamanın tam metni aşağıda yer alıyor:

Ankara merkezli yeni operasyonla trans kadınlar hedef alındı: Suç icat etmeyi bırakın!

12 Eylül’ün karanlık yıl dönümünde yapılan “Ailem Güvende” operasyonlarıyla tutsak alınan arkadaşlarımıza özgürlük istediğimiz şu günlerde, güne Ankara merkezli yeni bir operasyonla uyandık.

Ankara merkezli yürütülen ve Diyarbakır, Mardin, Çankırı, İstanbul, Bolu, Antalya’yı da etkileyen eş zamanlı operasyonlarla çoğunluğunu trans kadınların oluşturduğu 45 kişi gözaltına alındı.

Ankara’da Pembe Hayat, Kırmızı Şemsiye ve Kaos GL derneklerinin avukatlarının da takip ettiği bu operasyonla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasında kullanılan ifadeler, operasyonun niyetini açıkça ortaya koymaktadır.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği’nin yürüttüğü bu operasyona gerekçe olarak gözaltına alınan kişilerin sosyal medya paylaşımlarının, “genel ahlaka aykırı, aileyi, çocukları ve gençleri hedef alan veya gelişimlerini zedeleyici ve cinsiyetsizleştirmeye teşvik edecek nitelikte, kamu düzenini bozacak” içerikler olduğunu öne sürdü.

Bu açıklamada “cinsiyetsizleştirmeye teşvik edecek nitelik” ifadesi olmayan bir suça işaret etmektedir. Tıpkı “Ailem Güvende” operasyonunda olduğu gibi olmayan bir suç üzerinden trans kadınlar hedef alınmaktadır.

Başsavcılığın açıklamasından, gözaltına alınan kişilerin artık özellikle LGBTİ+’lar olmak üzere bütün toplumu baskı altına alma, zindanlara atma gerekçesine dönüşen “müstehcenlikle” suçlandıklarını görüyoruz.

Daha önceki operasyonlarda olduğu gibi bu operasyonda da Sanal Devriye uygulamasından faydalanıldığından şüpheleniyoruz. Ancak hatırlatmak isteriz ki: Sanal Devriye uygulaması yasal değildir! Anayasa Mahkemesi 19 Şubat 2020 tarihli kararında polise Sanal Devriye yetkisi veren düzenlemeyi iptal ederek polisin internet ortamında genel nitelikli "sanal devriye" faaliyeti yürütmesine olanak tanıyan hükmün Anayasa'ya aykırı olduğuna karar verdi. Mahkeme kararında, düzenlemenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığını, kişisel verilerin Anayasa güvencesi altında bulunduğunu ve polisin ancak savcılık talimatıyla belirli kişiler hakkında soruşturma yürütebileceğini vurguladı.

Operasyonla ilgili gelişmeleri aktarmaya ve özgürlük istemeye devam edeceğiz…

Kriminalize edilmek istenen trans varoluşlarımız suç değildir! Her yer zindan, özgürlük istiyoruz!

Özgürlük İstiyoruz Kampanyası


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, çalışma hayatı, trans, ifade özgürlüğü, müstehcenlik, genel ahlak
İstihdam