05/10/2026 | Yazar: Kaos GL
Evrensel’den Eylem Nazlıer’in haberine göre, “Ailem Güvende” operasyonlarında tutuklanan LGBTİ+’lar cezaevlerinde aşırı kalabalık, ayrımcılık, ilaç ve temel ihtiyaçlara erişim sorunlarıyla karşı karşıya.
Fotoğraf: Özge Özgüner / csgorselarsiv.org
Avukat Baran Elma, Evrensel’den Eylem Nazlıer’e konuştu, “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında tutuklanan LGBTİ+’ların cezaevlerinde karşılaştığı koşulları anlattı. Elma, aşırı kalabalık koğuşlardan yerde yatmak zorunda kalan tutuklulara, beslenme ve temel ihtiyaçlara erişim sorunlarından ayrımcılığa kadar cezaevlerinde yaşanan sorunlara dikkat çekti.
30 kişilik koğuşta yaklaşık 85 kişi
Elma, İstanbul’da tutuklu bulunan kadın müvekkilinin kaldığı 30 kişilik koğuşta yaklaşık 85 kişinin tutulduğunu söyledi. İki kişilik odalarda beş kişinin kaldığını aktaran Elma, müvekkilinin tuvaletin yanında uyuduğunu, tutukluların kişisel eşyalarını dolap olmadığı için poşetlerde tuttuğunu belirtti.
Elma, tutuklu aktivistlerin LGBTİ+’lara ayrılan bölümlerde değil, adli tutuklularla birlikte kaldığını belirterek, “Çanakkale’dekiler adlilerle kalıyor, buradakiler de adlilerle kalıyor” dedi. Koğuştaki kalabalığın gerilimi artırdığını söyleyen Elma, müvekkilinin kaldığı koğuşta bir gün içerisinde üç şiddetli kavga yaşandığını ve kavgalar sırasında “lezbiyen” ifadesinin hakaret olarak kullanıldığını aktardı.
Cezaevindeki fiziksel koşullara da değinen Elma, ortak alanlara şilte sererek uyuyan tutuklular bulunduğunu söyledi. Vejetaryen olan müvekkilinin tutukluluğunun ilk 14 gününde beslenme ihtiyacının karşılanmadığını aktardı.
Erkek tutuklular üç kez cezaevi ve koğuş değiştirdi
Elma, erkek tutukluların önce Metris’e, ardından Silivri’ye, daha sonra yeniden Metris’e sevk edildiğini anlattı. Sevkler sırasında tutukluların cinsel yönelimleri üzerinden ayrımcılığa maruz kaldığını belirten Elma, kendilerine tek tek “sen nesin?” diye sorulduğunu ve beyanda bulunmaya zorlandıklarını söyledi.
Üç kez cezaevi ve koğuş değiştiren tutukluların kıyafet ve kantin alışverişi yapamadığını, telefon işlemlerini tamamlayamadığını, aileleri ve avukatlarıyla görüşmelerinin aksadığını belirten Elma, açık kimlikli olmayan LGBTİ+ tutukluların ailelerine durumlarını anlatmakta da zorlandığını söyledi. Elma, bunun tutukluları cezaevinde de yalnızlaştırdığını ve “kendi kendilerini de sansürlediklerini” ifade etti.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
