10/10/2026 | Yazar: Kaos GL
10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde düzenlenen Barış Mitingi’ne yönelik katliamda 104 kişi yaşamını yitirdi. Katledilenler arasında Kaos GL’nin eski dostlarından, emek ve barış mücadelesinin içinde yer alan Berna Koç da vardı. Katledilen 104 barış savunucusunu unutmadık…
10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde düzenlenen Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne yönelik bombalı saldırıda 104 kişi yaşamını yitirdi. Türkiye tarihinin en ölümcül saldırılarından biri olan 10 Ekim Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçti.
Katliamda yaşamını yitirenlerden biri de Kaos GL’nin yıllardır birlikte mücadele ettiği dostlarından Berna Koç’tu.
Berna ile yollarımız 2004 yılında Kaos GL’nin sendikacıların, işçilerin ve memurların katılımıyla düzenlediği Gey-Lezbiyen İşçi Buluşması’nda kesişti. O günden sonra Berna, homofobi ve transfobi karşıtı eylemlerden 1 Mayıs meydanlarına, barış ve emek mücadelesinden sendikal hak arayışlarına kadar pek çok alanda yanımızdaydı.
“Berna bizi alanlarda yalnız bırakmayan dostlarımızdan biri idi”
Kaos GL’den Umut Güner, katliamın ardından Berna’yı şu sözlerle anlatmıştı:
“Berna gey-lezbiyen işçi çalışmalarımız sırasında tanıştık. 1 Mayıs başta olmak üzere birçok eylemde yanı başımızda olan, bizimle birlikte yürüyen dostlarımızdan idi. Gezi öncesinde özellikle eylemlere katılırken zihnimizi hep ‘kaç kişi olacağız’ sorusu meşgul ederdi ve her zaman Berna gibi dostlarımızın bizi alanda yalnız bırakmayacağı fikriyle rahatlardık. Berna bizi alanlarda yalnız bırakmayan dostlarımızdan biri idi. Emekçi bir arkadaşımızdı. Temizlikçi olarak çalıştığı firmada taşeron işçilerle birlikte örgütlenmeye sendikal haklarını talep etmeye çalışıyordu.”
Berna, yalnızca LGBTİ+ hareketinin dostlarından biri değildi. Aynı zamanda taşeron işçilerin sendikal hakları için mücadele eden bir emekçiydi. Temizlik işçisi olarak çalıştığı firmada diğer işçilerle birlikte örgütlenmeye çalışıyordu.
10 Ekim’de de barış talebiyle Ankara’daydı.
Berna, gökkuşağı bayrağıyla uğurlandı
Berna Koç’un katledilmesinin ardından bazı basın kuruluşları ondan “kimsesiz” olarak bahsetti. Ancak Berna’nın birlikte yürüdüğü, mücadele ettiği ve dayanışma kurduğu dostları vardı.
Berna, İzmir’de Halkevleri ve Kaos GL’den dostlarının katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı. Tabutuna gökkuşağı bayrağı serildi.
Yıldız Tar, katliamın ardından kaleme aldığı “Kimsesiz olmadığımızı ispatlama zorunluluğu” başlıklı yazısında, Berna’nın basında “kimsesiz” olarak anılmasına tepki göstermişti:
“Berna’yı kaybettiğimizde basın bu şefkati göstermedi. Berna, Ankara katliamında yitirdiğimiz canlardan biriydi. O eylem alanında bedenini diğer bedenlere katan, uzayın derinliklerinde tek bir parça olmak yerine barış isteyen diğerleriyle muazzam bir orkestranın sesi olmaya çalışan birisiydi. Ama biz onun ‘kimsesizliğini’ öğrendik. Berna’ya yazıktı, kimsesizdi, ardından sadece romantize edilmiş Yeşilçam soslu bir acıyı hak ediyordu!
Hakikaten öyle miydi? Bir insanın hayatı bir kelimeye indirgenebilir mi ki? O eylem alanındaki binler Berna’nın kimseleri değil midir?”
“Berna’yı ölmeden önce tanımazdım. Öldükten sonra ise tanıyan arkadaşların anlatımlarıyla aşina oldum. Kaos GL’nin çok eski dostlarından, yoldaşlarından biri olduğunu öğrendim. Haberi Umut Güner verdi. ‘Bizim Berna’yı kaybetmişiz’ dedi. Kaos’un whatsapp grubunda bir sessizlik oldu. Ardından Berna’yı anlatmaya başladılar.”
Tar, yazısında LGBTİ+’ların ölümün ardından da karşı karşıya kaldığı ayrımcılığa dikkat çekerek Berna’nın uğurlanmasını şu sözlerle anlatmıştı:
“Trans arkadaşlarımız öldüğünde yaşadığımızı yine mi yaşayacağız, diye düşündüm. Olmadı. Halkevleri ve LGBTİ örgütleri gökkuşağına uğurladı Bizim Berna’yı. Gökkuşağının kıyısında geçen bir yaşam gökkuşağı bayrağıyla uğurlandı. Bize ise bu sefer kendi yalnızlığımızın sordurduğu ‘kaç kişi olacağız’ sorusunu bertaraf eden bir yoldaşımızın ardından kaç kişi olduğumuzu, onun kimsesiz olmadığını ispat etme zorunluluğu kaldı. Devri daim olsun…”
Berna Koç’un adına 10 Ekim Özel Ödülü verildi
Kaos GL, Berna Koç’un anısını yaşatmak için 2016 yılında düzenlediği 11. Kadın Kadına Öykü Yarışması’nda 10 Ekim Özel Ödülü’nü onun adına verdi.
“Dert bende derman bende” temasıyla düzenlenen yarışmanın ödül töreninde Berna’nın hayat arkadaşı da konuştu.
Berna’nın hayat arkadaşı, katliamın ardından yaşadıklarını ve Berna’nın anısına verilen ödülün kendisi için anlamını şu sözlerle anlattı:
“Berna çok özeldi. Oraya giden her duyarlı insan gibi bir şeyleri değiştirmek istiyordu. Ankara bana iki kere travma yarattı. İlki 10 Ekim’di. İkincisi ise Berna’nın ardından ona yapılan haksızlıktı. Berna’ya haksızlık yapıldı ama bu ödül törenini duyduğumda çok mutlu oldum.”
11 yıl geçti: Berna’yı ve katledilen 104 barış savunucusunu unutmadık
Berna Koç, 10 Ekim’de barış isteyen binlerce insanla birlikte Ankara’daydı. Yıllarca emek mücadelesinde, LGBTİ+ hakları için düzenlenen eylemlerde ve sokaklarda birlikte yürüdüğü dostlarından biriydi.
Aradan 11 yıl geçti. Berna’nın emeği, dayanışması ve birlikte kurmaya çalıştığımız eşit ve özgür bir yaşam için verdiği mücadele hafızamızda yaşamaya devam ediyor.
10 Ekim Katliamı’nda yaşamını yitiren Berna Koç’u ve 104 barış savunucusunu sevgi, özlem ve saygıyla anıyoruz.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, barış
